HUKUKSAL YARDIM

Seri Muhakeme Usulü ve Uygulanması

Seri muhakeme usulü, 24/10/2019 tarihinde yayınlanan Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Dair Kanun’un 23.maddesiyle, Ceza Muhakemesi Kanunu m.250’de yer alacak şekilde düzenlenmiştir.

Buna göre; Ceza Muhakemesi Kanunu 250. Maddesinde bu kurumun nasıl işleyeceği ve hangi suçların seri muhakeme usulüne tabi olduğu belirtilmiştir.

Seri Muhakeme Usulü Tabi Suçlar

Bu kuruma tabi olan suçlar CMK m.250’de belirtilmiştir. Bunlar;

  1. Hakkı olmayan yere tecavüz (TCK madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),
  2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK madde 170),
  3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),
  4. Gürültüye neden olma (TCK madde 183),
  5. Parada sahtecilik (TCK madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),
  6. Mühür bozma (TCK madde 203),
  7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK madde 206),
  8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (TCK madde 228, birinci fıkra),
  9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (TCK madde 268) suçlarıyla,
  10. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar,
  11. 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç,
  12. 12.1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç,
  13. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suçtur.

Seri Muhakeme Usulü Uygulanma Şekli

Cumhuriyet Savcısı yahut kolluk görevlilerinin, şüpheliyi seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirmesi gereklidir.(CMK m.250/2)

Cumhuriyet savcısı bu usulün uygulanmasını şüpheliye teklif eder; şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde seri muhakeme usulü uygulanır.(CMK m.250/3) Madde hükmünde anlaşılacağı üzere; seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için şüphelinin müdafii yani avukatı yanında bulunurken, Cumhuriyet savcısının yapmış olduğu teklifi kabul etmesi gereklidir.(yönetmelikteki örnek kabul tutanağına buradan ulaşabilirsiniz)

Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanunu Cezanın Belirlenmesi başlıklı 61.maddesinde belirtilen hususları göz önünde bulundurarak; suç için öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle cezayı belirler.(CMK m.250/4)

Cumhuriyet savcısı koşulları bulunması halinde, TCK m.50 uyarınca hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini veya TCK m.51 uyarınca hapis cezasının ertelenmesi kurumlarını uygulayabilir.(CMK m.250/5) Örneğin Cumhuriyet savcısınca belirlenmiş olan ceza iki yıldan az süreli olup, şüphelinin de daha önce kasten işlediği suçtan doalyı üç aydan fazla mahkum olmuş olduğu hapis cezası bulunmamasıyla şüphelinin göstermiş olduğu pişmanlık dolasıyla bir daha suç işlemeyeceği kanaatin oluşması ve de uğranılan zararın da giderilmesi şart koşulması halinde, zararı gidermesi halinde şüpheli hakkında verilen hapis cezası ertelenebilir. Hapis cezasının ertelenmesine ilişkin daha fazla bilgi edinmek için şu yazımızı okuyabilirsiniz.

Yine belirlenen hapis cezası hakkında koşulları bulunması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması da uygulanabilir.(CMK m.250/6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için şu yazımızı okuyabilirsiniz.

Seri muhakeme usulüyle şüpheli hakkında yaptırım uygulanmış olması, ayrıca güvenlik tedbirlerinin de uygulanmasını engellemez.(CMK m.250/7)

Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebiliyorsa, bu usulün uygulanması yerine kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilecektir.

Şüpheli iddianamenin düzenlenmesi kadar, hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması talep edebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı tarafından bu usul uygulanır.(CMK m.5/11)

Soruşturma konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması, Cumhuriyet savcısının maddi gerçeği araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.(CMK m.8/1) Dolayısıyla Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasına sebebiyet verecek kadar yeterli delil edememesi yahut kovuşturma imkanının bulunmaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi gerekmektedir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı yerine seri muhakeme usulü uygulanamaz.

Cumhuriyet Savcısınca Seri Muhakeme Usulü Uygulanmasının Mahkemeden Talep Edilmesi

Bu başlık altında anlatılanlara göre hapis cezasının belirlenip, koşulları varsa hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya hapis cezasının ertelenmesi yahut hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumları da uygulandıktan sonra; Cumhuriyet Savcısı seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak mahkemeden talep eder.

Bu talepnamede;

  1. a) Şüphelinin kimliği ve müdafii,
  2. b) Mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği ile varsa vekili veya kanuni temsilcisi,
  3. c) İsnat olunan suç ve ilgili kanun maddeleri, d) İsnat olunan suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, e) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
  4. f) İsnat olunan suçu oluşturan olayların özeti,
  5. g) Üçüncü fıkrada belirtilen şartların gerçekleştiği,
  6. h) Belirlenen yaptırım ile beşinci ve altıncı fıkra uygulanmış ise bunlara ilişkin hususlar ve güvenlik tedbirleri gösterilir.

Yönetmelikteki örnek talepnameye buradan ulaşabilirsiniz.

Mahkemece Verilecek Karar

Cumhuriyet savcısı belirlemiş olduğu ceza bağlamında seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder.

Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra şüphelinin müdafii huzurunda seri muhakeme usulü teklifini kabul ettiğini belirler ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.(CMK m.250/9)

Şüpheli mahkeme tarafından hüküm kuruluncaya kadar seri muhakemenin uygulanmasına yönelik iradesinden vazgeçebilir.

Seri Muhakeme Usulünün Uygulanamayacağı Durumlar

Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz.

Seri muhakeme usulü, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hâllerinde uygulanmaz.

 Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.

Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme verilemez ve yakalama emri düzenlenemez.(CMSM Yönetmeliği m.5/7)

Seri Muhakeme Usulünün Kabul Edilmesi ve Kabul Edildikten Sonra Usulün Uygulanmaması Halinde, Kabul Beyanı  Delil Olarak Kullanılabilir Mi?

Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.(CMK m.250/10)

Dolayısıyla şüphelinin seri muhakeme usulü kabul etmesi sonrasnda, herhangi bir nedenle usul uygulanamazsa; bu kabul beyanı ve buna ilişkin diğer belgeler hem soruşturma aşamasında hem de görevli mahkemece yapılacak yargılama sırasında delil olarak kullanamaz.

Mahkemece Verilecek Karara İtiraz

Cumhuriyet savcısının talebi üzerine görevli mahkemece verilecek hükme itiraz edilebilir.(CMK m.250/14)

Bu itiraz CMK m.268 ve devamı maddelerine göre, genel hükümlere göre yapılacaktır. Bu bağlamda görevli mahkemece verilmiş olan karara, hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmesi gereklidir. Mahkeme şüpheli ve müdafiiyi huzurunda dinledikten sonra karar vereceği için, bu süre genellikle tefhim tarihinden itibaren, yani şüpheli ve müdafinin yüzüne karşı hüküm verildiği tarihten itibaren başlayacaktır.

İtiraz kararı veren mahkemeye yapılacaktır. Kararı veren mahkeme itirazı inceleyip itarazı haklı bulursa kararını düzeltecektir. Haklı bulmazsa en çok üç gün içinde itirazı incelemesi için, bir sonraki numaralı mahkemeye gönderecektir. Bu mahkemenin vereceği karar kesindir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön