HUKUKSAL YARDIM

Uyuşturucu Madde Ticareti, Satmak ve Cezası

Uyuşturucu madde ticareti ile uyuşturucu madde satmak, Türk Ceza Kanunu m.188’de düzenlenmiştir. Maddeye göre, uyuşturucu madde imal, ithal ve ihracı eylemleri ile uyuşturucu madde satmak, satışa arz etmek, nakletmek gibi Kanunda sayılan benzer diğer eylemler açısından hapis cezasının süresi farklı olarak belirlenmiştir.

Buna göre; ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak uyuşturucu madde imal, ithal ve ihracı eylemlerini gerçekleştiren kişilerin yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılmaları öngörülmüştür.

Uyuşturucu madde ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişiler ise, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

Her ne kadar kanun maddesinde; satın alan , kabul eden ve bulunduran kişilerin de on yıldan az olmamak üzere hapis cezasıyla cezalandırılacağı belirtilmişse de; bu eylemlerden dolayı kişilerin on yıldan az olmamak üzere hapis cezasıyla cezalandırabilmeleri, eylemlerin ticaret maksadıyla gerçekleştirilmiş olması koşuluna bağlıdır.

Yani kişinin satın alma, kabul etme ve bulundurma eylemlerini kullanmak amacıyla gerçekleştirilmesi halinde, TCK m.191/1 hükmü gereğince, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir.

Bir Maddenin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Olduğunun Belirlenmesi

Ele geçirilen maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı belirlenebilmesi için, ele geçen madde incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilecektir.

Bu bağlamda ele geçen maddede, eser miktarda uyuşturucu çıkması halinde, ele geçen madde uyuşturucu madde olarak değerlendirilmeyecektir.

Zira Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2006/9234 E. 2017/8382 K. sayılı Kararı bu hususu, “…Jandarma Genel Komutanlığı Bölge Kriminal Laboratuarları Şube Müdürlüğü’nün 09.12.2002 gün ve 3609 sayılı ekspertiz raporunda, suç konusu maddenin 2313 sayılı Kanun kapsamına giren uyuşturucu maddelerden olmadığının; Adli Tıp Kurumu Beşinci İhtisas Kurulu’nun 28.07.2003 tarih ve 1123 sayılı raporunda ise sanıkta ele geçirilen 1.885 gram maddenin içindeki uyuşturucunun, eser miktarda olduğunun belirtilmesi karşısında; suçun maddi konusu olan uyuşturucu maddenin kullanmaya ve buna bağlı olarak uyuşturucu madde temin etme suçuna elverişli olmadığından, olayda işlenemez suçun söz konusu olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği…” şeklinde belirtmiştir.

Uyuşturucu Madde Ticareti, Uyuşturucu Madde Satma Suçlarını Oluşturan Eylemler

Uyuşturucu Madde İmali

Uyuşturucu madde imali, herhangi bir maddeyi belirli işlemlerden geçirmek suretiyle uyuşturucu madde ortaya çıkarılması anlamına gelmektedir. Türkiye’nin de kabul etmiş olduğu Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 Tek Sözleşmesi 1. Maddenin n bendinde, uyuşturucu madde imalini,  “İstihsal hariç, uyuşturucu madde elde edilmesini mümkün kılan bütün işlemleri ifade eder. Ve uyuşturucu maddelerin arıtılması ve diğer uyuşturucu maddelere dönüştürülmesi işlemlerini kapsar.” şeklinde ifade etmiştir. İstihsalin madde imali sayılmaması nedeniyle, kenevir vb. bitkilerin yetiştirilmesi imal olarak değerlendirilmeyecektir.

Yine kenevir bitkisinin sapçık ve yapraklarının kurutulup ufalanarak toz esrar haline getirilmesi teknik yöntemi gerektirmeyen basit bir işlem olduğundan dolayı uyuşturucu madde imali olarak değerlendirilmeyecektir. Zira  Yargıtay 10. Ceza Dairesi 1992/5557 E. 1992/6015 K. sayılı Kararı, “..Kenevir bitkisinin sapçık ve yapraklarının kurutulup ufalanarak toz esrar haline getirilmesi teknik yöntemi gerektirmeyen basit bir işlem olduğu gibi maddenin kimyasal yapısında değişiklik de sağlamadığından esrar imal etme sayılamaz…” şeklindedir.

Kişinin uyuşturucu madde imali suçundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için imali, ticaret amacıyla yapmış olması gerekmektedir.

Uyuşturucu Madde İthali

Uyuşturucu maddenin ithali suçunun meydana gelebilmesi; failin uyuşturucu maddeyi yurt içine, kazanç elde etme amacıyla getirmiş olmasına bağlıdır. Kişinin uyuşturucu maddeyi yurda kendisi kullanması için sokması durumunda ithal suçu meydana gelmeyecek olup, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu gerçekleşecektir.

Ayrıca pratikte bu suça, “uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak” da denilmektedir.

Uyuşturucu Madde İhracı

Uyuşturucu maddenin ithali suçunun ortaya çıkabilmesi; failin uyuşturucu maddeyi yurt dışına, kazanç elde etme amacıyla çıkarmış olması şartına bağlıdır. Kişinin uyuşturucu maddeyi yurt dışına kendisi kullanması için çıkarması durumunda ihraç suçu meydana gelmeyecek olup, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu gerçekleşecektir.

Bu suç için ayrıca pratikte, “uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak” da denilmektedir.

Uyuşturucu Madde Satma

Uyuşturucu madde satma eylemi, uyuşturucu maddenin bir bedel yahut menfaat  karşılığı başka bir kişiye verilmesidir. Failin satma iradesi,  maddeyi alan kişinin de satın alma iradesi bulunması gereklidir.

Uyuşturucu Madde Satışa Arz Etme

Uyuşturucu maddeyi satışa arz etme, kişinin satma eylemini gerçekleştirmese bile, başkalarına elinde bulunan maddeyi almaya davet etmesi, müşteri bulmaya çalışması, satacağı fiyatı belirlemek için pazarlamak gibi hareketleri gerçekleştirmek suretiyle başka kişilerin satımına açık şekilde hazır bulundurulmasıdır. Başka bir ifadeyle, elde bulunan uyuşturucu maddenin belirtilen bu hareketlerle satışa sunulması denilebilir.

Satışa arz etme suçunun meydana gelmesi için, failin bu eylemleri gerçekleştirirken elinde uyuşturucu madde bulunması ve bu maddeyi satma iradesini göstermesi gerekmektedir.

Nitekim Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2015/3050 E. 2018/3916 K. sayılı Kararıyla, “… dört görevlinin “gizli soruşturmacı” olarak görevlendirilmesi kararı uyarınca 17.01.2013 tarihinde alıcı görevlilerin sanıktan 1,150 gr esrar aldığı, aynı alıcı görevlilerin 18.02.2013 tarihinde de 1,130 gr esrar aldığı anlaşılmış olup, kolluk görevlilerinin gerçek iradelerinin uyuşturucu madde satın alma değil, suç delilini elde etme olduğundan, somut olayda “uyuşturucu madde satma”nın gerçekleşmediği; sanığın hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arzetme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden…” denilmek suretiyle failde satma iradesi bulunmasına karşın, görevlilerde satın alma iradesi bulunmaması sebebiyle görevlilerce uyuşturucu madde satın alınması eyleminin, uyuşturucu maddeyi satışa arz etme oluşturacağı belirtilmiştir.

Başkalarına Uyuşturucu Madde Vermek

Uyuşturucu maddeyi başkalarına vermek eylemine, uyuşturucu madde satmak gibi, on yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülmüştür. Bu kapsamda uyuşturucu maddenin bir kimseye bedelsiz, para karşılığı olmadan verilmesinin bir önemi bulunmamaktadır. Fail bedelsiz olarak verdiğinden bahisle, uyuşturucu madde ticareti suçundan dolayı ceza almaktan kurtulamayacaktır.

Uyuşturucu Madde Sevk Etmek, Nakletmek

Uyuşturucu maddeleri bir yerden bir yere kazanç sağlamak amacıyla sevk etmek, nakletmek eylemlerine on yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülmüştür. Ancak kişinin kendi kullanımı amacıyla maddeyi sevk ve nakil etmesi halinde, uyuşturucu madde ticareti suçu oluşmayacaktır.

Uyuşturucu Madde Depolamak, Kabul Etmek, Satın Almak, Bulundurmak

Uyuşturucu maddeleri depolayan, kabul eden, satın alan yahut bulundurma eylemlerinden birini yahut birkaçını kazanç sağlamak amacıyla gerçekleştiren kişiler, on yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılırlar. Ancak kişinin kendi kullanımı amacıyla bu eylemleri gerçekleştirmesi halinde, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sorumlu olacaktır.

Nitekim Türk Ceza Kanunu m.191/1, “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne amirdir.

Uyuşturucu Madde Ticareti ile Uyuşturucu Madde Kullanmak Arasındaki Farklar

Kanun’ un uyuşturucu madde ticareti hükümleriyle ve bu maddenin kullanımına ilişkin düzenlemelerinde, benzer eylemler için farklı cezalar öngörülmüştür. Hem uyuşturucu madde ticareti hem de kullanımı suçunun işlenmesine; satın alma, kabul etme, bulundurma eylemlerinin sebep olacağı belirtilmiştir.

Ancak kişinin bu eylemleriyle uyuşturucu madde ticaretinden mi, kullanımından mı sorumlu olacağı belirlenirken esas alınacak ölçüt; kişinin bu eylemleri gerçekleştirirken kazanç elde etme amacıyla hareket edip etmediğidir.

Eğer kişi bu eylemleri kazanç sağlamak amacıyla gerçekleştiriyorsa, uyuşturucu madde ticareti suçundan dolayı sorumlu olacaktır. Buna karşın eylemleri maddeyi kendisi kullanmak amacıyla gerçekleştiriyorsa, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı sorumlu olacaktır.

Sanığın Eyleminin Uyuşturucu Madde Kullanmak Suçu Mu, Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Mu Oluşturduğunun Tespitinde Dikkate Alınacak Ölçütler

Yerleşmiş Yargıtay İçtihatları göre, kişinin gerçekleştirmiş olduğu eyleminin uyuşturucu madde kullanmak suçuna mı, uyuşturucu madde ticareti suçuna mı vücut verdiğinin belirlenmesinde dikkate alınacak üç kriter bulunmaktadır.

Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.

İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler hâlinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli belirtilerdir.

Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktarıdır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları hâlinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir

Bu bağlamda Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/10-1335 E. 2013/423 K .sayılı Kararında, “…uygulamada ilke olarak kabul edilen yıllık uyuşturucu madde kullanım miktarı göz önünde bulundurulduğunda, adli raporda belirtilen 345,510 gramlık esrar maddesinin yıllık şahsi kullanım sınırları içerisinde olması, sanığın uyuşturucu maddeyi satmak için değil kullanmak amacıyla satın aldığı yönündeki aksi kanıtlanamayan istikrarlı savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği şüphe boyutundan öteye geçememektedir…” şeklinde belirterek 345,510 gram esrar maddesini yıllık kullanım sınırları içerisinde olduğunu kabul etmiştir.

Uyuşturucu Madde Ticareti İçin Öngörülen Hapis ve Adli Para Cezası

TCK m.188

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.

Cezayı Ağırlaştıran Halller

Uyuşturucu madde ticaretinde suçun konusunu oluşturan maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(TCK m.188/4-a)

Uyuşturucu madde satma eylemlerinin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(TCK m.188/4-b)

Uyuşturucu madde ticareti eylemlerinin, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.(TCK m.188/5)

Uyuşturucu madde ticareti suçunun, tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(TCK m.188/8)

Cezayı Hafifleten Hal

Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü maddenin uyuşturucu madde ticaretinin konusu olması halinde, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması

Uyuşturucu madde ticareti suçuna katılmış olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını yahut maddelerin bulunduğu veya imal edildiği yerleri ilgili mercie haber verirse, hakkında cezaya hükmolunmaz.

Uyuşturucu madde ticareti suçunun resmi makamlarca haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına yardım ve hizmet eden kişi hakkında yardımın niteliğine göre verilecek ceza, dörtte birinden yarısına kadar indirilir.

Etkin pişmanlık hükümlerin uygulanabilmesi için, etkin pişmanlıktan yararlanan sanığın yardımıyla suçun meydana çıkması yahut diğer suç ortaklarının yakalanması gerekir. Sanığın yardımı olmadan da, suç meydana çıkıyor yahut suç ortakları yakalanabiliyorsa, sanığın etkin pişmanlıktan yararlanması mümkün olmayacaktır.

Nitekim Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/4630 E. 2019/7630 K. sayılı Kararında, “…Sanığın, diğer sanık … aleyhine delil bulunmadığı aşamada, aracında ele geçirilen poşetler içerisindeki uyuşturucu maddeleri kendisine sanık …’ın verdiğini söyleyerek suç ortağının ortaya çıkmasına yardım ve hizmette bulunarak sanık … hakkında hüküm kurulmasını sağladığı anlaşıldığından sanık hakkında TCK’nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi…” şeklinde belirterek diğer sanık aleyhinde delil bulunmazken, diğer sanığın işlediği suçun ortaya çıkmasına yardım eden kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiğini belirtmiştir.

Yargıtay Kararları

Sanığın Evinde Bulunan 25 Gram Esrarın Başkasına Verileceği Yönünde Delil Olmaması Halinde Kullanım Sınırları İçerisinde Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2521 E. 2018/7152 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…İletişimin tespiti tutanakları, sanık savunması ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre; sanığın diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin somut olay ve olgularla örtüşmeyen telefon görüşmeleri dışında, kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, ikametinde yapılan aramada ele geçirilen kullanım sınırları içerisinde 25,1 gram esrarı da başkasına vereceğine ya da satacağına ilişkin kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA..”

Telefon Konuşmaları Dışında Delil Olmaması ve Konuşmaların Somut Olayla Örtüşmemesi Halinde Uyuşturucu Madde Ticaretinden Dolayı Ceza Verilemeyeceğine İlişkin

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2016/2197 E. 2018/6757 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Sanığın üzerinde 01.03.2005 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen net 2,58 gram esrar ile esrar içeren 1 adet sarma sigarayı, satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında delil elde edilemediği, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması…”

Yurt Dışından Gelen Kimsenin Midesinde Uyuşturucu Madde Olduğunu Söylemesinin Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanmasını Sağlamayacağına İlişkin

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/10-2 E. 2019/42 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Olay tutanağında, yurt dışından gelen kişilere yönelik kolluk görevlilerince yapılmakta olan profilleme çalışmalarının, “midesinde” uyuşturucu madde taşıması muhtemel kuryelere yönelik olarak gerçekleştirildiğinin özellikle belirtilmesi, tutanakta yer alan bu ibarenin yurt dışından gelen yolculara yönelik yapılan çalışmanın mutad bir uygulama olduğunu göstermesi, görevlilerce sanığın “gözlerinde kızarıklık olduğunun, aşırı terlediğinin ve sürekli sağa sola bakınarak tedirgin hareketlerle hızlı bir şekilde ilerlediğinin” görülmesi üzerine durdurulması,

yapılan mülakatta sanığın midesinde uyuşturucu madde getirdiğini söylediğinin anlaşılması karşısında; sanık midesinde uyuşturucu madde getirdiğini söylememiş olsa dahi, yurt dışından gelen kişilere yönelik yapılan profilleme çalışmalarının “midesinde” uyuşturucu madde taşıması muhtemel kuryelere yönelik olarak gerçekleştirildiği ve gözlerinde kızarıklık, aşırı terleme ve tedirgin hareketleri gözlemlenen sanığın, bu yönde oluşan şüphe nedeniyle iç beden muayenesi kararı alınarak midesinde uyuşturucu madde bulunup bulunmadığının zaten belirleneceği dikkate alındığında, sanığın kolluk görevlilerine midesinde uyuşturucu madde taşıdığını söylemesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, dolayısıyla sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilmelidir…”

Suça Konu Uyuşturucu Maddenin Miktarının Fazla Olması Halinde Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Cezaya Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/909 E. 2018/7378 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Suça konu 3.755 gr eroinin miktarı, suç konusunun önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun’un 3. maddesindeki orantılılık ilkesine göre temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi…”

Çelişkili Soyut Tanık Beyanları Dışında Başkaca Somut Delil Bulunmaması Halinde Sanığın Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/5994 E. 2019/7439 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Sanığın savunmasının aksine, 01/07/2017 tarihinde yere attığı ve dosyada tanık olarak ifadesi bulunan …’a sattığı iddia edilen 4 parça halindeki toplam 0,9 gram esrar ile ilgisi bulunduğuna dair tutanak düzenleyici polis memurlarının kamera görüntüleri ve diğer somut bulgularla desteklenmeyen çelişkili beyanları dışında delil elde edilemediği; üzerinde ele geçirilen amfetamin içerikli 3 adet tableti ise satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması…”

Sanığın Beyanlarıyla Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunu İşlediğinin Ortaya Çıkmasına Yardım Etmesi Halinde Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanması Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/994 E. 2018/3679 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Olay tutanağının içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; devriye görevi sırasında iki sokağın kesişimindeki motorsikletin yanında duran ve üstünde oturan iki erkek şahsın birbirlerine bir şeyler verdiklerinin görülmesi üzerine yanlarına yaklaşıldığı sırada, hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık …’nın kaçmaya başladığı, kovalamaca sonucu yakalandığında,

gözlendiği yerde yapılan araştırmalarda kendisine ait kimlik fotokopisinin basılı olduğu kağıda sarılı torba içerisinde 5 paket halinde daralı 5,05 gram esrar, 10 adet MDMA içeren pembe renkli tablet, 5 paket halinde daralı 1,84 gram taş kokainin; dur ihtarına uyan sanık …’un kaba üst yoklamasında ise pantolonunun sağ cebinde 2 paket halinde daralı 1,20 gram esrar ve 2 adet MDMA içeren pembe renkli tablet ile pantolonunun sol cebinden 315 TL paranın ele geçirildiği; sanıkların kimlik bilgilerinden kardeş olduklarının anlaşıldığı;

üzerinde kişisel kullanım sınırında uyuşturucu madde ele geçen sanık …’un, gerek olay tutanağı düzenlenirken verdiği sözlü beyanında, gerekse kollukta müdafii huzurunda diğer sanık …’dan önce alınan ifadesinde, “Kardeşi olan B..’da ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu, üçüncü kişilere satmak için temin ettiği bu maddeleri emaneten kardeşine verdiğini, kardeşinin ise polisleri görünce korkarak kaçtığını,” beyan ederek, kendi suçunun niteliğinin ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği anlaşıldığından, sanık … hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasından öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi…”

Çok Sayıda Kenevir Bitkisinin Sanığın Arsasında Dikili Vaziyette Bulunması Durumunun Tek Başına Uyuşturucu Madde Ticareti Kapsamında Değerlendirilemeyeceğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/4498 E. 2019/7535 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın kullanımında olan tarlada yapılan aramada kolluk görevlilerince 786 kök kenevir bitkisinin dikili vaziyette ele geçtiği, bunun dışında esrar elde etmek amacıyla sökülmüş, kopartılmış veya kurumaya bırakılmış kenevir bitkisi elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı…”

Uyuşturucu Maddenin Kullanılmak Amacıyla Bulundurulduğuna Dair Savunma Yapılmasına Rağmen Ele Geçen Uyuşturucu Maddesinin Etken Maddesinin Sanıktan Alınan İdrar Örneğinde Rastlanılmaması Durumunda Sanığın Savunmasına İtibar Edilmeyebileceğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/6233 E. 2019/7476 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Tüm dosya kapsamına göre; olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanık hakkında bonzai satmak amacıyla mahalleye geldiği şeklindeki ihbar üzerine bahse konu mahalleye gidildiği ve kolluk kuvvetlerince sanığın yakalandığı, sanığın elindeki poşette 12 fişek halinde net 0,2 gr ADB-FUBINACA içeren madde ele geçirildiği, sanık savunmasında uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesine rağmen sanığın idrar analizinde sentetik kannabinoide rastlanmadığı THC etken maddesinin pozitif çıkması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla suçtan kurtulmaya yönelik, dosya kapsamıyla uygun düşmeyen savunmasına itibar edilerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı…”

Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağındaki Bilgilerin Doğruluğu Konusunda Şüphe Oluşması Halinde Gerekirse Tutanağı Yazan Zabıt Katiplerinin Dinlenilmesi Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/1189 E. 2019/7435 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında esrar maddesinin bulunduğu çuvalın minibüs içerisinde sanığın elinde bulunduğunun belirtildiği, soruşturma aşamasında beyanları alınan … ve …’ün de çuvalın minibüs içinde olduğunu beyan etmesine karşın sanık savunmasında suça konu çuvalın kendisine ait olmadığını ve bagajda olduğunu ifade ettiği, bu beyanın kovuşturma aşamasında tanık … tarafından doğrulandığının anlaşılması karşısında sanığın savunmasının araştırılması ve ifadeler arasındaki çelişkinin giderilmesi için yakalama ve muhafaza altına alma tutanağını düzenleyen zabıt mümzileri ile dinlenmesinden vazgeçilen tanık …’ün duruşmaya çağrılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı…”

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/6627 E. 2019/7387 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…olay tutanağının içeriğini inkar ettiği anlaşılmakla, olay tutanağında imzası bulunan tutanak düzenleyicilerin duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edilerek, tanık sıfatı ile beyanlarına başvurulması sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması…”

Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun 3 Veya Daha Fazla Kişiyle İşlendiğinin Yahut Örgütün Faaliyeti Çerçevesinde İşlendiğinden Bahisle Hüküm Kurulabilmesi İçin Sanıkların HTS Kayıtlarının İncelenmesi Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/413 E. 2018/9295 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanıkların üst aramalarından elde edilen cep telefonlarında kullanılan gsm hatlarının tespit edilmesi, sanıkların adına kayıtlı sabit telefonlar ve gsm hatlarının tespit edilmesi ve sanıklardan suç tarihinde kullandıkları telefon numaraları da sorulmak suretiyle belirlenecek olan telefon numaralarının suç tarihi ve öncesindeki 15 günlük süreyi kapsayacak şekilde HTS kayıtları getirtilerek, sanık ….. savunması karşısında diğer sanıklarla arasında iletişim olup olmadığının böylece birlikte hareket edip etmediklerinin belirlenmesinden sonra sanık hakkında TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi…”

Uyuşturucu Maddenin Miktarı İtibariyle Kullanma Sınırları İçerisinde Olması ve Uyuşturucu Madde Satmaya İlişkin Kesin ve Yeterli Delil Bulunmaması Halinde Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/932 E. 2019/3165 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Sanıkların içerisinde bulundukları ve Sulçuk ilçesinden ikamet ettikleri İzmir iline doğru gitmekte oldukları araçta ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı itibariyle kullanma sınırları içerisinde kaldığı, sanıkların savunmasının aksine söz konusu uyuşturucu maddeyi sattıklarına ya da başkalarına temin ettiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması…”

Uyuşturucu Madde Kullanmak Yerine Uyuşturucu Madde Ticaretinden Dolayı Verilen Cezalara İlişkin Örnek Bozma Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/476 E. 2019/218 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Suç konusu uyuşturucu maddelerin sanığın ailesi ile birlikte ikamet ettiği evinde ele geçirilmesi, sanık ile birlikte evde kalan diğer kişilerce de kolaylıkla erişebilecek bir yer olan, girişe göre sağdan ikinci odadaki sobanın üzerinde bulunan minderlerden birisinin arasındaki poşette (22) fişek hâlinde bulunması, net toplam 5,81 gram ağırlığında olan esrarın miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırları içerisinde kalması, 

uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi veya paketlemede kullanılan ambalaj malzemeleri vb. materyallerin bulunmaması, sanığın söz konusu esrarı başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girdiğine ilişkin dosya kapsamı itibarıyla herhangi bir somut delilin elde edilememesi, tanık A.’nın sanığın uyuşturucu madde kullandığını ancak satmadığını beyan etmesi, sanığın da savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğunu, olaydan bir gün önce ele geçirildiği şekilde satın aldığını savunması hususları birlikte değerlendirildiğinde;

ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddelerin sanık tarafından kullanma dışındaki bir amaçla bulundurulduğuna ilişkin, sanığın savunmasının aksine, soyut istihbarat bilgisi dışında kuşkuyu aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın sabit görülen eyleminin bir bütün hâlinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir…”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/10-325 E. 2012/1817 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Sanıkların kiralamış oldukları araçla TEM Otoyolunda Akyazı’dan İstanbul istikametine doğru seyir halinde iken ihbar üzerine durdurularak araçta yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu madde dışında, sanıkların uyuşturucu maddeyi ticari amaçla naklettiği yolunda bir kanıtın elde edilememesi, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında belirtilen günlük gereksinim miktarı dikkate alındığında,

bilirkişi raporunda belirtilen net 393,5 gram uyuşturucu madde miktarının iki kişinin kişisel kullanım sınırları içinde olması, sanıkların tüm aşamalarda araçta bulunan uyuşturucu maddeyi satmak için değil, kullanmak için bulundurdukları yönündeki aksi kanıtlanamayan savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kuşku boyutunda kalmaktadır…”

Uyuşturucu Madde Ticareti Yerine Hatalı Şeklinde Uyuşturucu Madde Kullanımından Dolayı Hüküm Kurulmasına İlişkin

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/972 E. 2019/114 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Bahçelievler Mahallesi ….. Sokak üzerinden ….Caddesi istikametine seyir hâlinde olan ekiplerin, karşı istikametten gelen sanık …’nin kullandığı, tanık ….’ın da bulunduğu motosikleti anons etmek suretiyle durdurdukları, sanığın başındaki kaskı çıkarıp motosikletin üzerine koyduğu sırada kaskın içerisine bir poşet bıraktığının görülmesi üzerine poşetin içerisinden 13 paket hâlinde uyuşturucu madde ele geçirildiği anlaşılan olayda; 

sanıktan ele geçirilen sentetik kannabinoid türü uyuşturucu maddenin ayrı ayrı paketler içerisinde toplam 13 parça hâlinde olması, her bir paketteki uyuşturucu madde gramajlarının yaklaşık aynı miktarlarda bulunması, sanığın bu maddelerle akşam saatlerinde arkadaşı olan tanık …. ile birlikte sokakta motosiklet ile gezerken yakalanması karşısında; sanığın, suç konusu uyuşturucu maddeyi kullanmak için satın aldığına ilişkin savunmasına itibar edilemeyeceğinden, ticaret amacıyla bulundurduğunun kabulü gerekmektedir…”

276 gr Uyuşturucu Maddenin İki Aylık Kullanım Sınırları İçerisinde Olduğuna İlişkin

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011/10-387 E. 2012/75 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Evinde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu madde dışında, sanığın uyuşturucu maddeyi sattığı yolunda başka bir kanıtın elde edilememesi, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında belirtilen günlük kullanım miktarı dikkate alındığında, bilirkişi raporunda belirtilen 276 gramlık uyuşturucu madde miktarının iki aylık kişisel kullanım sınırları içinde olması, sanığın tüm aşamalarda evinde bulunan uyuşturucu maddeyi satmak için değil, kullanmak için bulundurduğu yönündeki aksi kanıtlanamayan savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kuşku boyutunda kalmaktadır…”

Diğer Sanıkların Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmaları İçin Araç Kiralayan Sanığın Suça Yardım Eden Konumunda Olduğuna İlişkin

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2017/7452 E. 2018/4952 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Fiziki takip tutanağı, olay tespit, yakalama ve el koyma tutanağı, sanıklar … ve…’in savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre suç konusu uyuşturucu maddenin taşındığı … plakalı aracı ve sanıklar …ve …’un bulundukları… palakalı aracı suçta kullanılmak üzere kiralayan sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna yardım niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi…”

Her Ne Kadar Satıma İlişkin Deliller Bulunsa da Uyuşturucu Maddenin Ele Geçirilmiş Olan Şeklinin Kullanım Amacıyla Bulundurulduğuna İşaret Etmesi Halinde Uyuşturucu Madde Ticareti Nedeniyle Sanığın Cezalandırılamayacağına İlişkin

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2010/10-144 E. 2010/213 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Sanık suç tarihinde yapılan bir telefon ihbarı üzerine, başka herhangi bir kanıt araştırması yapılmadan yakalanmış, mahkemeden alınan karar ile yapılan aramada, evinde gizlenmiş halde 2 ve üzerinde de 2 paket olmak üzere toplam 4 adet paket içinde net miktarı 6,8 gram olan esrar maddesi ile cüzdanının içinde Extacy ismiyle bilinen ve uyuşturucu maddelerden olan amfetamin içermekte olan bir adet hap ele geçirilmiştir.


Sanığın evinde ve üzerinde küçük miktarlara bölünmüş, gazete kâğıdına sarılı 4 paket esrar maddesi ile bir adet uyuşturucu hapın yakalanmış olması polise yapılan telefon ihbarı ile birlikte göz önüne alındığında sanığın atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği yolunda bir kanaat oluşturmakta ise de;

ele geçen uyuşturucu madde ve bir adet hap dışında sanığın uyuşturucu maddeyi sattığı yolunda başka herhangi bir kanıtın bulunmaması, sanıkta yakalanan uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırları içinde olması, esrarın eşit ağırlıkta olmayan paketlerde ele geçmesi, ambalajın özensiz ve gelişigüzel sarılmış gazete kâğıdından ibaret olması, sanığın uyuşturucu maddeyi satın aldığı kişiyi ve evi samimi bir şekilde göstererek diğer sanıkların ve uyuşturucu maddelerin ele geçmesini sağlaması ile tüm aşamalarda istikrarlı olarak üzerinde ve evinde yakalanan uyuşturucu maddeyi satmak için değil kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesi gibi hususlar dosya içeriğiyle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kuşku boyutunda kalmakta ve sübuta ermemektedir…”

Çocuk Parkının Yakınında Uyuşturucu Madde Ticareti Eyleminin İşlenmesi Artırım Sebebi Olarak Kabul Edilemeyeceği Gibi Müstakil Evin de Umimi veya Umuma Açık Yer Sayılamayacağına İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/1414 E. 2018/3177 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

”… Uyuşturucu madde satışı yapıldığı anlaşılan ….. adresinde bulunan müstakil evin, TCK’nın 188/4-b uyarınca “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği gibi, ikamete 200 metreden yakın mesafede olduğu belirtilen “Anıtpark” isimli çocuk parkının da ilgili madde hükmünde belirtilen “okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler” kapsamında olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesi uygulanması…”

Okul, Yurt, Hastane, Kışla Veya İbadethane Gibi Bina ve Tesislere İki Yüz Metreden Yakın Yerde Uyuşturucu Madde Ticareti Yapılıp Yapılmadığı Hesaplanırken Mutad Ulaşım Yollarının Dikkate Alınması Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/1156 E. 2019/766 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Dosya içerisinde mevcut ….. tarihli fiziki takip ve aynı tarihli … ile…’ın yakalanmasına ilişkin tutanaklar ile sanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde iskele caddesi tekneler civarında sanık …’nin… isimli teknenin önünde bulunan banklarda oturduğu, bir süre sonra yanına uyuşturucu madde satın almak için … ve …’ın geldikleri, akabinde…,… ve …’in yanına sanık …’in geldiği, … ile …’in aralarında birşeyler konuşması üzerine … ‘in ayrılarak bir yere gittiği, bir müddet sonra bankta oturan…,… ve…’in yanına geldiğinde …’in cebinden çıkardığı gazeteye sarılı uyuşturucu maddeyi …’ya verdiğinin sabit olduğu;

Uyuşturucu madde satışı/temini yapılan bu yerin … Camii’ne mesafesinin 04.02.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre 198 metre olarak belirlendiği ancak bilirkişi raporunda bu yerin … görüntülerinden ve … programından faydalanılarak yaklaşık olarak belirlendiğinin anlaşılması ve yapılan ölçümleme sonucu camiye uzaklığının 198 metre olarak ölçüldüğü; TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendine göre ise cezada artırım yapılması için gereken uzaklığın 200 metreye kadar olması gerektiği dikkate alınarak 2 metrelik farkın hassas bir ölçümleme yapılarak belirlenmediği anlaşılması karşısında;

TCK’nın 188/4-b maddesi ile artırım yapılabilmesi için mahallinde keşif yapılarak, fiziki takip tutanağı ve yakalama tutanağındaki veriler gözetilerek olay tarihinde … adlı tekne önünde bulunan banklardan hangisi yanında uyuşturucu madde satışı yapıldığı yerin kesin olarak tespiti için sanıklar…,… ve maddeyi alan … ile bu tutanakları düzenleyen kolluk görevlilerinin beyanlarına başvurularak uyuşturucu satılan yerin belirlenmesinden sonra … Camii’ne uzaklığının mutad ulaşım yolları ile (yaya olarak yürüme ya da araçla) tespit edilmesi ve sonucuna göre TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,…”

Diğer Sanık Üzerinde Uyuşturucu Madde Ele Geçirilmiş Olmasına Karşın; Sanığın, Diğer Sanık Üzerinde Uyuşturucu Madde Bulunduğu Bilmeden Uyuşturucu Maddeyi Naklettiğinden Bahisle Ceza Verilemeyeceğine İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/4546 E. 2019/7605 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…sanık …’nin beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle, üzerinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ele geçmeyen sanık …’ın, savunmasının aksine, temyiz dışı sanık …’de ele geçen toplam 457,9 gr esrar maddesi ile ilgisi olduğuna veya bu maddeyi bilerek naklettiğine ilişkin mahkûmiyetine yetecek, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı..”

Gizli Soruşturmacıların Adli Kolluk Görevlisi Olmaması Halinde Gizli Soruşturmacılarla Elde Edilen Delillerle Sanığın Cezalandırılamayacağına İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/7378 E. 2019/7471 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma – temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, Gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olmadığının tespiti halinde “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunamayacaklarından bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilerek…”

Sanığın Diğer Sanıklarla Uyuşturucu Madde Ticareti Eylemine İştirak Ettiğine İlişkin Sabit Olmayan,Soyut ve Değişik Anlamlara Gelebilecek İletişim Tespit Tutanakları Bulunması Halinde Kendisine Ceza Verilemeyeceğine İlişkin

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2015/4271 E. 2018/5749 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…15.02.2011 ve 02.03.2011 tarihlerinde içinde bulundukları araçlarda yapılan aramalarda uyuşturucu madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, diğer sanıklar … ve …’ın suçlarına iştirak ettiklerine veya ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduklarına ilişkin, soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükümleri kurulması…”

Telefon Konuşmalarının İçeriğine Değişik Anlamların Yüklenmesinin Mümkün Olması ve Tanıkların Soyut Beyanları Dışında Delil Olmaması Halinde Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Sabit Olmadığına İlişkin

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/3968 E. 2018/4236 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Kendisinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilmeyen sanığın, tanıklar …, Ş. K. ve …’a uyuşturucu madde sattığına ve dosya kapsamındaki diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenmesi mümkün olan telefon konuşmaları ile tanıkların soyut beyanları dışında, savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması…”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön