HUKUKSAL YARDIM

Trafik Kazası Nedeniyle Araç Değer Kaybı

Trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı oluşması durumu, sıklıkla meydana gelmektedir. Zira trafik kazası nedeniyle araçta yapılan onarım işlemleri aracın TRAMER kaydında sürekli olarak bulunmakta ve araç sahibi tarafından ikinci el araç üçüncü kişilere satılırken bu onarım kayıtları sebebiyle daha düşük bedelde satılabilmektedir.

Dolayısıyla trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz olan yahut daha az kusurlu olan tarafın malvarlığı hakları, trafik kazasından dolayı zedelenmektedir.

Bu şekilde ikinci el aracını satarken aracın uğramış olduğu zarara, araç değer kaybı denilmektedir. Araçta değer kaybı oluşmasında sorumlu olan kişilerden, değer kaybı bedeli talep edilebilir. Sorumlu olan kişiler genellikle kazanın gelmesinde sebebiyet veren sürücüyle birlikte sürücünün aracı için yaptırmış olduğu trafik sigortası şirketidir.

Trafik Kazası Nedeniyle Araç Değer Kaybı Zamanaşımı

Araç değer kaybının, değer kaybının oluştuğunun ve zararı gidermekle yükümlü olan kişinin öğrenilme tarihinden itibaren 2 yıl içinde talep edilmesi gerekir.

Nitekim Resmi Gazate’de 14 Mayıs 2015 tarihinde yayınlanan tebliğin Zamanaşımı başlıklı C.8 maddesi, Türk Borçlar Kanunu m.72/1’e koşut olacak şekilde, “Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” hükmüne amirdir.

2 yıllık zamanaşımı süresi, genellikle trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı ve kazaya sebebiyet veren kişinin kaza anında belirli olması ve öğrenilmesi nedeniyle kaza anından itibaren başlayacaktır.

Trafik Kazası Nedeniyle Araç Değer Kaybı Sigorta Şirketine Başvurma

İlk aşamada trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı talebiyle, kusurlu olan sürücünün yaptırmış olduğu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ilgili sigorta şirketine başvuru yapılması zorunludur.

Nitekim Karayolları Trafik Kanunu m.97/1’e göre, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

İhtiyari mali sorumluluk sigortası(kasko)’dan trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı talep edilebilmesi için, İhtiyari mali sorumluluk sigortası(kasko) ile araç değer kaybının ödeneceği hususu teminat altına alınmış olması gerekir. Ancak İhtiyari mali sorumluluk sigortası(kasko) kapsamında sigortacıdan trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı istenilebilmesi için, sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yoktur.

Zira Türk Ticaret Kanunu Doğrudan Dava Hakkı başlıklı 1478. maddesi, “Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir.” hükmüne amirdir.

Madde lafzından anlaşılacağı üzere, ihtiyari mali sorumluluk sigortası(kasko) kapsamında olan trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı teminatının ilk olarak sigortacıdan talep edilmesine gerek bulunmamaktadır. Zarara uğrayan kişi doğrudan dava açabilecektir.

Trafik Kazası Nedeniyle Araç Değer Kaybı Yetkili Mahkeme

14 Mayıs 2015’ te Resmi Gazete’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar ZorunluMali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar başlıklı tebliğin C.7. maddesine göre, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgâhının bulunduğu mahkemede de açılabilir.

Uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurulabilir.

 

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Kapsamında Teminat Dışında Kalan Araç Değer Kaybı Talepleri

Resmi Gazete’de 14 Mayıs 2015 tarihinde yayınlanan tebliğin ekinde, hasar sonrası aşağıdaki hallerin değer kaybı teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. Bunlar;

1)Mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektirik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları,

2)Ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın, vidalı parçalarda yapılan onarım/değişim ile giderilebilen hasarlar

3)Aracın kaza anındaki rayiç değerinin %25’ini aşan değer kaybı talepleri, (bu maddede düzenlenen sınır bir araç için talep edilecek toplam değer kaybı limiti olup, daha önceden ödenen değer kaybı tazminatları limitten mahsup edilir.)

4)Kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında araç üzerinde mülkiyet değişikliği olan araçlar ile ilgili talepler,

5)Çekme belgeli ve hurda belgeli işlemi görmüş araçlar,

6)Kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş ile uzun süreli(bir yıl veya daha uzun) kiralık araçlarda eksper tarafından hesaplanan değer kaybı tutarının %50’sini aşan talepler, test aracı, koleksiyon ve antika sayılan araçlardaki hasar nedeniyle yapılan değer kaybı talepleridir.

Kısa süreli kiralık araçlar için değer kaybı talep edilemez olsa da; uzun süreli kiralık araçların değer kaybının %50’sine kadar olan tutar talep edilebilecektir.

Yargıtay Kararları

 

Trafik Kazası Nedeniyle Araç Değer Kaybı Belirlenirken Dikkate Alınacak Durumlara İlişkin

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/17651 E. 2019/6930 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

 “…Mahkemece davacının araç hasarı tazminat talebi yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bir rapor değildir.

O halde, mahkemece, dosyanın hasar konusunda uzman yeni bir makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınması, aracın pert olarak değerlendirilmesi halinde ayrıca değer kaybı oluşmayacağı hususu da göz önünde bulundurularak ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…”

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/14600 E. 2019/6626 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 570,00 TL. değer kaybı tazminatına hükmolunmuş ise de, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda araç değer kaybı hesaplaması doğru yapılmamıştır. Eksik inceleme ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilemez.

Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Hükme esas alınan raporlarda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…”

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/15511 E. 2019/7240 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/11 D.iş dosyasındaki bilirkişi raporuna göre aracın piyasa değerinin 16.000,00 TL olduğu belirtilmiş hurda değeri gösterilmemiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı 13/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise aracın piyasa dğerinin 16.750,00 TL olduğu belirtilmiş olup davacı aleyhine bir fark oluşmuştur. Diğer yandan bilirkişinin aracının hurda değerini hesaplamasında davalı aracın ruhsat bilgilerine göre 1180 kg üzerinden hesaplama yapılmış ve davacı … aleyhine olmuştur.

O halde mahkemece Makine Mühendisi bilirkişi heyetinden kaza tarihindeki aracın 2. el piyasa değeri belirlenip bu konudaki farklılık giderilip hurda değeri “soltaj” doğru olarak tespit edildikten sonra davacının gerçek zararının doğru olarak hesaplanması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir…”

Değer Kaybı Talep Edenin De Kusuru Bulunması Halinde Tazminat Miktarında Kusuru Oranında İndirim Yapılması Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/5142 E. 2019/1707 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Dosya kapsamında; Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacı-karşı davalının % 30, davalı-karşı davacının % 70 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Davalı-karşı davacı, aracında kaza nedeniyle oluşan hasara ilişkin maddi tazminat isteminde bulunmuş, bu konuda 26/10/2015 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemenin kabul biçimine göre davalı-karşı davacının % 70 oranında kusurlu olduğu benimsenmiş olmasına rağmen, araç hasarı nedeniyle istenen maddi tazminattan kusur indirimi yapılmamış, bu istek yönünden bilirkişi tarafından hesaplanarak belirlenen zararın tamamına hükmedilmiştir.

Şu durumda mahkemece, araç hasarı için istenen maddi tazminattan da davalı-karşı davacı sürücünün % 70 oranında kusurlu olduğunun kabulüyle indirim yapılması gerekirken, bilirkişi raporunda araç hasarı ve değer kaybına yönelik kusur indirimi yapılmadan belirlenen zararın tamamına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir…”

 

Karayolunda Gerekli Önlemleri Alması Gerekenlerin, Önlemleri Almaması Durumunda Trafik Kazası Nedeniyle Araç Değer Kaybından Sorumlu Olacağına İlişkin

 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/17065 E. 2019/7131 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

 “…Davacı vekili, müvekkiline ait aracın eşi idaresinde iken, yolun sol kısmına doğalgaz döşeyen firmanın gerekli tedbirleri almaması sonucunda meydana gelen kazada, aracın hasarlandığını belirterek, 6.836,00 TL hasar bedeli ve 2.500,00 TL değer kaybı tazminatı ile tespit masrafları toplamı olan 9.986,00 TL.nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı davalılardan tahsilini talep etmiştir…

… Davacıya ait aracın eşi idaresinde seyir halindeyken, … Büyükşehir Belediye Başkanlığının denetim ve sorumluluğundaki yol üzerinde, davalı … AŞ tarafından diğer davalı … Enerji Doğ. Sis. Mad. Hayv. İnş. Tic. Ltd. Şti.ne ihale edilen doğalgaz borusu döşeme çalışmaları esnasında yolda gerekli tedbirlerin alınmaması sonucu meydana gelen trafik kazasında aracın hasarlandığı ve değer kaybına uğradığı, davalıların yol yapımı sırasında gerekli tedbirleri almadıkları, trafik devamlılığını sağlamadıkları ve trafik güvenliğini bozduklarını iddia edilmiştir.

Mahkemece, kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından … Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, … Büyükşehir Belediye Başkanlığının denetim ve sorumluluğundaki yolda doğalgaz boru hattı döşeme işini ihale eden davalı … AŞ ile, ihale ile işi alan ve yürüten diğer davalı … Enerji Doğ. Sis. Mad. Hayv. İnş. Tic. Ltd. Şti., doğalgaz boru hattı döşenmesi sırasında meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle, az yukarıda yazılı yasa hükmü gereği iddia olunan zararlardan dolayı sorumludurlar…”

Sigortacılardan Araç Değer Kaybının Talep Edilmesi Halinde Görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi Olduğuna İlişkin

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/1403 E. 2019/9851 K. sayılı Kararı şu şekildedir:

Açılan somut davada davalılar arasında kasko sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde bulunduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

Satılan Ayıplı Araç Kullanılırken Kaza Yapılması ve Aracın Ayıp Nedeniyle Değişiminin Talep Edilmesi Durumunda, Değer Kaybının Ödenmesi Şartıyla Değişimin Kabulüne Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/2477 E. 2019/758 K.sayılı Kararı şu şekildedir:

“…Davacı, davalılardan satın aldığı araçta üretim hatası bulunduğunu belirterek, aracın misli ile değişimi talebiyle bu davayı açmıştır. Dosyadaki bilirkişi raporundan araçta üretim hatası olduğu anlaşılmış olup, Mahkemece dava kabul edilmiştir.

Davalılar tarafından gerek yanıt dilekçesinde ve gerekse hükme esas alınan bilirkişi raporuna vaki itirazlarında dava konusu otomobilin davacı tüketici kullanımındayken iki adet kaza geçirmiş olduğu ileri sürülmüştür.

Bu kazalar nedeniyle oluşacak değer kaybı araç ayıplı da olsa ürünün satıcısına yüklenemez. O halde, mahkemece, aracın geçirdiği bu kazalar nedeniyle uğradığı değer kaybı bilirkişi raporu ile saptanmalı, eğer davacı aracı tamir ettirdiyse sadece bu değer kaybının, tamir ettirmediyse tamir bedeli ve aracın değer kaybının davalılara ödenmesi şartıyla, davanın kabulüne karar verilmelidir…”

 

İkinci el araçta ayıba ilişkin bilgi edinmek için Satılan İkinci El Aracın Ayıplı Olması başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön