Tebligat Nedir ve Nasıl Yapılır?

Tebligat, Kanunda belirtilen resmi mercilerin,  ilgili kişileri bilgilendirmek ve ilgili kişilerin bilgilendirildiği tevsik etmek amacıyla kullanılmaktadır. Türk Dil Kurumuna göre tebliğ etmek; bildirmek, haber vermek anlamına gelmektedir. Tebligat ise, “yazılı bildirim” anlamında kullanılmaktadır.

Kişilerin adil olarak yargılanmasının sağlanması bakımından tebligat büyük önem arz etmektedir. Nitekim hakkında yapılan veya kendisini ilgilendiren bir işlemden haberi olmayan kişiyi kendisi savunmayacağı gibi, kişinin adil bir şekilde yargılandığından da söz edilemez.

Bu yazımızda TebK. şeklindeki kısaltma, Tebligat Kanunu anlamına gelmektedir.

Tebligat Çıkartabilen Merciler

Tebligat çıkarmaya yetkili olan kişiler Tebligat Kanunu m.1’de sınırlı bir şekilde sayılmıştır. Buna göre tebligat çıkartmaya yetkili merciler;

  1. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri,
  2. Özel bütçeli idareler,
  3. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar,
  4. Sosyal güvenlik kurumları,
  5. Vakıf yüksek öğretim kurumları,
  6. İl özel idareleri,
  7. Belediyeler,
  8. Köy hükmü şahsiyetleri,
  9. Barolar,
  10. Noterlerdir.

Tebligat Kimlere Yapılabilir?

Tebligat muhatabın bizzat kendisine yapılabileceği gibi, muhatap adına tebligatı kabule yetkili kişiye de yapılabilir. Muhatap dışında tebligatı kanunen kabule yetkili kimse, TebK. m.16’ya göre, muhatapla aynı konutta oturan kişiler veya hizmetçilerdir.

 Kat mülkiyeti şeklinde bağımsız bölümlerden oluşan apartmanlarda, aynı konut aynı bağımsız bölümde oturan kişiler olacaktır. Bu bağlamda aynı bağımsız bölümde oturmayıp aynı apartmanda oturması sebebiyle, muhatap yerine aynı apartmanda oturan kişiye evrakın tebliği mümkün değildir.

TebK. m.17’ye göre ise, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya hizmetlilerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve hizmetlilerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.

Tebliğ yapılacak şahıs otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal buldurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ kendilerine yapılır.(TebK m.18)

Tutuklu ve hükümlülere ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder.(TebK. m.19)

Muhataba kanunu temsilci atanması halinde, tebliğin bizzat kendisine yapılması gerektiren(şahsa sıkı sıkıya bağlı hakların kullanımı konulu dava ve işler gibi) durumlar mevcut olmaması halinde, tebliğ kanuni temsilciye yapılacaktır. Şahsa sıkı sıkıya bağlı hakların kullanıma ilişkin fiil ehliyeti başlıklı yazımıza bakarak, muhatabın neden bizzat kendisine yapılması gerekeceği hususunda bilgi sahibi olabilirsiniz.

Bununla beraber avukat ile takip edilen dava ve işlerde tebligat vekile yapılır. Dava ve işin birden fazla avukat tarafından takip edilmesi halinde tebligatın bir avukata yapılması yeterli olacaktır. Dava veya iş birden fazla avukatla takip edildiği durumlarda, birden fazla avukata tebliğ yapılması durumunda ilk avukata yapılan tebliğin tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilecektir.

 

Muhatabı Tüzel Kişiler Olan Tebligat Kime Yapılır?

Tüzel kişiye yapılacak tebligat, tüzel kişiyi temsile yetkili kişiye yapılır. Temsili yetkili kişinin birden fazla olması halinde, yetkili kişilerden birine yapılması yeterlidir.(TebK m.12/1)

Tüzel kişinin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlerde tebligat, tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması halinde geçerli olacaktır.(TebK m.12/2)

Tüzel kişiler adına tebliğ yapılacak kişinin herhangi bir sebeple belirli iş saatlerinde iş yerinde olmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya hizmetlilerden birine yapılır.(TebK m.13)

Ancak Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21.maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya hizmetlinin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya hizmetliye yapılır.

 

Muhatabına Bizzat Kendisine Yapılmayan Durumlarda Tebligat Yapılacak Kişide Bulunması Gereken Özellikler

TebK. m.22’de, muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran on sekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği belirtilmiştir.

Yine muhatap adına kendisine evrakın tebliği yapılabilecek olan kimselerin, yargılamasının devam ettiği bir dava bağlamında muhatapla husumeti bulunması halinde o dava nezdinde yapılacak tebligatlar kendilerine yapılamaz.

Hangi Vasıta İle Yapılır?

Tebligat, TebK. hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Asıl olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü ile yapılmasıdır.

Ancak diğer kanunlarda özel hüküm bulunması yahut gecikmesinde zarar oluşacağı tahmin edilen durumlarda ilgili kişiye memur vasıtasıyla da tebligat yapılabilir.

Yine yukarıda tebligat çıkartabilen merciler başlığı altında belirtilen merciler ve mercilerin dairesi arasında yahut bu mercilerde çalışan memurlara yapılacak tebligatlar mercilerin kendi memurları tarafından yapılabilecektir.

Celse Esnasında ya da Kalemde Tebliğ

Celse esnasında veya kalemde de ilgili kişiye tebligat yapılabilir. Bu durumda ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmesine ihtiyaç yoktur. Soruşturmaya, davaya ya da takibe ait evrakın, taraflara, ilgili üçüncü kişilere, katılana veya vekillerine tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığında, tebliğ konusu belirtilerek verilmesi, tebliğ hükmünde olacaktır. Bu şekilde yapılan tebliğ masrafa tabi olmayacaktır.(TebK m.36)

Yine duruşma sırasında bir sonraki celse tarihinin sıfatları tespit edilen avukat katiplerine ve stajyerlerine bir sonraki duruşma tarihi ve saatinin bildirilmesi de avukata tebliğ hükmündedir.(TebK m.37)

 

Avukatların Birbirine Evrak Tebliğ Etmesi

Avukatlarca takip edilen dava ve işlerde vekiller makbuz karşılığında birbirlerine tebligat yapabilirler.(TebK m.38)

Yine Avukatlık Kanunu m.56/4’e göre; avukatlar, vekalet aldıkları işlerde, ilgili yargı mercii aracılığı ile ve bu yargı merciinin tebliğat konusunda bir kararı olmaksızın, diğer tarafa adli kağıt ve belge tebliğ edebilirler. Tebliğ edilen kağıt ve belgelerin birer nüshası, gerekli harc, vergi ve resim ödenmek şartıyle, ilgili yargı merciinin dosyasına konur.

Elektronik Tebligat Yapılması

Elektronik Tebligat TebK. 7/a maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre maddede belirtilen kişilere elektronik tebligat yapılması zorunludur. Elektronik tebligatın muhatabın posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda muhataba tebliğ yapılmış sayılacaktır.

Eğer elektronik tebligat zorunlu bir sebeple yapılamazsa ilgili kişilere tebliğ, TebK.’nda belirtilen diğer usullere göre yapılacaktır.

Elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür.

Kendisine Elektronik Tebligatın Yapılmasının Zorunlu Olduğu Kişiler

TebK. m.7/a’da kendisine elektronik tebligat yapılmasının zorunlu olduğu kişiler belirtilmiştir. Buna göre kendisine elektronik tebligat yapılması zorunlu olan gerçek ve tüzel kişiler;

  • Genel bütçeli idareler,
  • Özel bütçeli idareler,
  • Düzenleyici ve denetleyici kurumlar,
  • Sosyal güvenlik kurumları
  • Bu madde işaretinin üstündeki madde işaretlerinde belirtilen kurumlara bağlı döner sermayeler,
  • Belediyeler, il özel idareleri ve bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri,
  • Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları,
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri,
  • Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar,
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları,
  • Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri,
  • Noterler,
  • Baro levhasına yazılı avukatlar,
  • Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler,
  • İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birimdir.

Yukarda kendisine eletkronik tebligat yapılması zorunlu olan kişiler dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebliğin elektronik yolla yapılması zorunludur.

İlanen Tebligat Yapılması

Adresi bilinmeyen ve başka türlü tebligat yapılması mümkün olmayan kişilere ilanen tebligat yapılacaktır.

İlanen tebligat dışında diğer şekillerle kendisine evrak tebliğ edilemeyen ve ikametgahı, meskeni yahut iş yeri de bulunmayan kimsenin adresi bilinmez kabul edilir. Dolayısıyla başka türlü evrak tebliğ edilebilecekken ilanen tebligat yapılması halinde, bu durum kişinin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelecektir. Bu nedenle ilanen tebligat yapılması, başvurulacak son yöntem olması gerekir.

İlanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır.İlanen tebliğe karar veren merci, icabına göre daha uzun bir müddet tayin edebilir. Ancak, bu süre 15 günü geçemez.(TebK m.31)

Yurt Dışında Bulunanlara Yapılacak Tebligat

TebK. m.25’e göre, yabancı ülkede tebliğ o ülkenin yetkili makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o ülke kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını yetkili makamdan ister.

Yabancı ülkelerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran mercinin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da memuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna gönderilir.

Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir

Yurt Dışındaki Türk Vatandaşlarına Yapılacak Tebligat

Yabancı ülkede kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir.

Bu hâlde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bir memur yapar.

Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir.

Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde evrak otuzuncu günün bitiminde tebliğ edilmiş sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir.

Bu maddeye göre kazaî merciler tarafından çıkarılacak tebligatta, tebliğ evrakı doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebilir.

Hangi Adrese Yapılır?

Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.(TebK m.10/1)

Bilinen en son adresin evrakın tebliğine elverişli olmadığının anlaşılması veya tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.(TebK m.10/2) Kişinin bilinen en son adresi tespit edilemediği durumlarda uygulamada, genellikle kişinin Merkezi Nüfus İdare Sistemi(MERNİS)’ndeki kayıtlı olan adresine yapılmaktadır.

Bunun yanında kendisine tebligat yapılacak kişinin kabulü halinde, kendisine her yerde evrakın tebliğ edilmesi mümkündür.

Tebligat Yapılacak Kişinin Daha Önce Tebliğ Yapılan Adresini Değiştirmesi Durumunda

TebK. m.35’e göre, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan merciye bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.

Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca TebK. 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.

              

Kişi Adreste Bulunmazsa Yahut Evrakı Tebliğ Almaktan İmtina Ederse Hangi Yol İzlenir?

TebK. m.21’e göre, Kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılacak kişi yerine tebligatı teslim alma yetkisi bulunan kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebligatı almaktan imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim alanın adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa durumun haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Adına tebligat çıkartılacak muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi kendisine bu şekilde tebliğ yapılarak, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacaktır.

Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıda anlatılan şekilde kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.

TebK. m.21 Kapsamında Yapılacak Tebligat Bağlamında Maddede Sayılan Kişilerin Mazbataya Beyanlarının ve İmzalarının Alınmasının Gerekliliği

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/8212 E. 2019/7363 K. sayılı kararında Tebligat Kanunu m.21 kapsamında yapılan tebliğde tebliğ mazbatasında bulunması gereken unsurları açıklamıştır. Tebliğ mazbatasında bulunması gereken unsurlar şu şekilde açıklanmıştır:

 Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini, muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalanması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (Y.H.G.K’nun 29.12.1993 Tarihli, 1993/18-778-876 Sayılı kararı). Dosyamızdaki mazbatada komşunun imzası veya kaçınmış ise imzadan kaçındığına ilişkin beyanın yazılmamış olduğu görülmüştür. Bu haliyle davalı erkeğe Yargıtay ilamı ve karar düzeltme dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği sağlanıp, yasal temyiz süresi de beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi.”

TebK. m.21 Kapsamında Yapılacak Tebligatın Açık Mavi Zarfla Yapılması Gerekliliği

Bu başlık altında açıklanan şekilde TebK. m.21 kapsamında tebligat yapılması halinde, tebliğ zarfının açık mavi renkte olması zorunludur.(Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.79/2)

Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 23.05.2019 tarihli 2019/6004 E. 2019/8960 K. sayılı kararında, açık mavi renkli zarf kullanmanın aşırı şekilcilik olduğunu şu şekilde belirtmiştir:

“…Tebligatın açık mavi zarfla yapılmasının aranmasının ise, aşırı şekilcilik olduğunun, icra dairelerinde mavi renkli zarf bulunmaması halinde, beyaz renkli zarfa usulüne uygun şekilde söz konusu şerhin yazılması halinde, salt zarfın beyaz renkli olması nedeniyle usulsüz olduğu sonucuna varılamayacağının kabulü gerekir…”

Bu karara koşut oluşturmayacak biçimde Yönetmeliğe paralel şekilde verilen 08.04.2019 tarihli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/6563 E. 2019/3114 K. sayılı kararda ise tebligatın açık mavi renkli zarfla yapılması gerektiği şu ifadelerle belirtilmiştir:

 

“…Buna göre; Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğinin 16/2 maddesine göre, açık mavi renkli bastırılan tebligat zarfında, “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata” yer verilmesi gerekirken, böyle bir meşruhatın olmadığı sadece davalının adı ve soyadının yazılı olduğu yerin hemen altında, (Mernis Adresi) şeklinde bir yazının olduğu ve tebliğ zarfının açık  mavi renkli olmadığı görülmüş olup, beyaz renkli zarf üzerindeki “Mernis Adresi” şeklinde kaydın Kanunun ve Yönetmeliğin aradığı şartları karşılamadığı dolayısıyla tebliğin usule aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Tebligat Kanunu ile yönetmeliğinin etkili önlemler almış olmasının tek amacı, tebliğin muhatabına ulaşmasını ve onun tarafından kabul edilmesini sağlamaktır. Şu hale göre; yazılı tebligat, bir davaya ilişkin işlemleri o davayla ilgili kişilere bildirmek için, mahkemelerce Kanuna uygun biçimde yapılan bir belgelendirme işlemidir. Dolayısıyla, Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin en küçük ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Nitekim, Kanunun ve yönetmeliğin belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı yerleşik yargısal içtihatlarda da açıkça vurgulanmıştır…”

Tebliğlerin Yapılacağı Zaman

Tebligatlar uygulamada çalışma saatlerinde yapılmaktadır. Ancak TebK. m.33’e göre, resmi tatil günlerinde ve adli tatilde de tebligat yapılması mümkündür. Yine Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.54’te, gece vaktinde de tebligat yapılabileceği belirtilmiştir.

Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.(TebK m.11/2)

Usulsüz Tebligat

Usulsüz tebligat kural olarak geçersizdir. Ancak muhatap usulsüz tebliğe rağmen, tebliğin öğrenmişse tebliğ geçerli olacaktır. Fakat tebliğ tarihi olarak, muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarih esas alınacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön