Gözaltı, Gözaltı Süresinin Başlaması ve Müddeti

Gözaltı, yakalama başlıklı yazımızda anlattığımız şekilde yakalanmış olan bir kişinin Cumhuriyet savcısının kararıyla özgürlüğünün kısıtlanılmasına devam edilmesidir. Gözaltı, yakalama anında başlar. Gözaltının yakalama anında başlaması, gözaltı için kanunda öngörülen sürelerin hesaplanmasında önem teşkil etmektedir.

Yakalanan her kişi, kişinin hürriyetinin kısıtlanıyor olması sebebiyle, gözaltına alelade bir şekilde alınamayacaktır. Zira CMK m.91/2, “Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.” hükmüne amirdir.

Gözaltı Süresi

Nitekim Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez.(CMK m.90/1-2.cümle)

Fıkranın üçüncü cümlesinde ise, yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu sürenin on iki saati geçemeyeceği belirtilmiştir. Bu bağlamda gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren başlamak üzere, toplamda otuz altı saati geçemeyecektir.

CMK m.91/3’te, Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısının gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebileceğini belirtmiştir.

Bu kapsamda toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süresi, kural olan yirmi dört saatlik süreye ek olarak yetmiş iki saat uzatılabilecek olup, doksan altı saate çıkabilecektir. Yine yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu olan süreyle birlikte toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süresi toplamda azami olarak yüz sekiz saat olabilecektir.

CMK m.2/1-k’ya göre, toplu olarak işlenen suç, aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu ifade etmektedir.

CMK m.91/4’te gözaltı süresine ilişkin olarak kanun koyucu tarafından ayrı bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilir.

Bununla beraber ifade edilen tüm gözaltı süreleri azami sürelerdir. Kişi hakkında işlemlerin hızlıca tamamlamasıyla birlikte kişinin tutuklanmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktaysa, gözaltının mümkün olan en kısa sürede sonlandırılması gerekmektedir.

Gözaltında Geçirilen Sürenin Cezadan Mahsup Edilmesi

Gözaltında geçirilen sürenin, cezadan mahsup edilmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/15655 E. 2019/407 K. sayılı kararıyla, “…Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin, TCK’nın 63.maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemesi… bozmayı gerektirmiş…” şeklinde bu hususu açıklamıştır.

Kolluk Amirine Gözaltına Alma Yetkisi Veren Haller

CMK m.91/4 hükmüyle kolluk amirlerine, belirli suçlar kapsamında suçüstü hallerinde; yirmi dört saate ve şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltı alma yetkisi verilmiştir. Buna göre kolluk amirlerince kişinin gözaltına alınabilmesi için gerçekleşmesi gereken şartlar şunlardır:

1. CMK m.91/4’te sayılan suçların işlenmesi,
2. Gözaltına alınacak kişinin suçu işlemesi sırasında yakalanması.

CMK m.91/4’te sayılan suçlar;

• Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar,
• Kasten yaralama (madde 86, 87),
• Cinsel saldırı (madde 102),
• Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
• Hırsızlık (madde 141, 142),
• Yağma (madde 148, 149),
• Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
• Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
• Fuhuş (madde 227),
• Kötü muamele (madde 232),
• 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar,
• Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine; ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar, boğma teli veya zincir, demir bilye ve sapan gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı, aşındırıcı, yarala-yıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler taşıyarak veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek katılanlar 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme,
• 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen suçlardır.
Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hakimi tarafından sorguya çekilmelidir. Sorguda müdafii(gözaltına alınan kişinin avukatı) da hazır bulunur.

Yakalama, Gözaltına Alma ve Gözaltı Süresine Karşı İtiraz

Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.(CMK m.90/5-1.cümle) Maddeye göre yakalama, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı itiraz edebilek kişiler:

• Yakalanan kişinin bizzat kendisi,
• Yakalanan kişinin müdafii(avukatı),
• Yakalanan kişinin kanuni temsilcisi,
• Yakalan kişinin eşi,
•Yakalanan kişinin birinci veya ikinci derecede kan hısımıdır.(annesi,babası,kardeşi, çocuğu vb..)

Sulh ceza hâkimi, incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonlandırmalıdır.

Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.(CMK m.90/5-3. cümle)

Gözaltı Süresinin Dolması Nedeniyle Yahut Hakim Kararıyla Serbest Bırakılan Kişi Yeniden Gözaltına Alınabilir Mi?

CMK m.91/6’ya göre, Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz. Bu bağlamda gözaltına alınıp salınan kişinin yeniden aynı nedenle gözaltına alınabilmesi için gerçekleşmesi gereken durumlar şunlardır:

• Yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil edilmeli,
• Cumhuriyet savcısının kararı olmalıdır.

Gözaltı İşleminin Denetimi

Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini, gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydederler.(CMK m.92)

Yakalanan Veya Gözaltına Alınanın Durumunun Yakınlarına Bildirilmesi

 

Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.
Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.(CMK m.95)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön