HUKUKSAL YARDIM

Fiil Ehliyeti Nedir ve Kimler Sahiptir?

Fiil ehliyeti, bir kişinin iradi davranışlarıyla hukuki netice doğurabilmesini ifade eder. Bu netice ,iradi fiiliyle hak sahibi olabileceği gibi borç altına girebilmesi olabilir. Bu bağlamda fiil ehliyeti, kendi eylemiyle hak sahibi olma ve borç altına girme ehliyeti olarak da tanımlanabilir. Nitekim TMK m.9, “ fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.” hükmüne amirdir.
Her insan hak ehliyetine sahip olsa da, her insan fiil ehliyetine sahip değildir. Hak ehliyeti hakkında bilgi edinmek için şu yazımızı okuyabilirsiniz.

TAM FİİL EHLİYETİ SAHİBİ OLMAK İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR

TMK m.10’a göre, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. Bu nedenle fiil ehliyetine sahip olmak için gerekli şartlar;
• Ayırt etme gücüne sahip olmak,
• Kısıtlı olmamak,
• Ergin olmak olarak açıklanabilir.

ŞARTLARDA EKSİKLİKLERİN ETKİSİ

 

Ayırt Etme Gücü Bulunmayanların Fiil Ehliyeti

Bir kimsenin ayırt etme gücünün bulunmaması o kişiyi, tamamen ehliyetsiz yapar. Ayırt etme gücünün bulunun bulunmadığı hususu her durumda ayrıca araştırılması gerekebilir. Ancak idrak yeteneği bulunmayan çok küçük çocuklar ve yüksek seviyedeki akıl hastalarının sürekli olarak ayırt etme güçlerinin bulunmadığı varsayılır. Ayırt etme gücü bulunmayanlar tam ehliyetsizdir.

Bir kimsenin, ayırt etme gücü bulunmadan yapmış olduğu tüm hukuki işlemler batıl yani hükümsüzdür. Ancak tam ehliyetsizlerin hakkaniyetin gerektirmesi halinde TBK m.114/2 atfıyla TBK m.65’e göre haksız fiillerinden sorumlu tutulmaları mümkün olabilecektir.

Ergin Olmayanların Fiil Ehliyeti

Ergin olmayan kişilere, küçük denir. Küçüklerin yasal temsilcileri vardır. Küçüğün yasal temsilcisi velayet veya vesayet yetkisini sahip olan kişidir. Ancak yasal temsilciler kişiye sıkı sıkıya bağlı olan hakları kullanamayacağı gibi küçüğün malını bağışlayamaz ve onun adına kefalet sözleşmesi de yapamaz. 18 yaşından küçük olanlar, kural olarak ergin değillerdir ve çocuk sayılmaktadırlar. Ergin olmayıp ayırt etme gücüne sahip olan küçükler sınırlı ehliyetsizdirler.

TMK m.16’ya göre, sınırlı ehliyetsizler yasal temsilcinin rızası olmadan kendi işlemleriyle borç altına giremeyecektir. Hükmün kapsamına borçlandırıcı işlemlerle birlikte tasarruf işlemleri de girmektedir. Karşılıksız kazanmalarda ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.

Rıza Gerekmeyen Haller

Mutlak anlamda kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar rıza gerektirmeden sınırlı ehliyetsiz tarafından kullanılabilir. Örneğin;
• Nişanın bozulması ve manevi tazminat talebi,
• Evliliğin iptali,
• Soybağının reddi davası,
• Zina yapan eşi af,
• Ayrılık ve boşanma davaları,
• Ölüme bağlı tasarruf yapılması,
• Derneğe ve kooperatife üye olmak,
• Şikayet hakkının kullanılması ve şikayet hakkından feragat.

Rıza Gereken Haller

Nisbi anlamda kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda sınırlı ehliyetsiz tarafından kullanılmakla beraber, yasal temsilcinin izni veya işleme katılması gerekmektedir. Örneğin;
• Nişanlanma,
• Evlenme,
• Adın değiştirilmesi talebi,
• Mahkemeden ergin kılınma talebi.
Ayrıca sınırlı ehliyetsizin malvarlığında önemli miktarda azalmaya neden olacak işlemlerde de yasal temsilcinin rızası gerekir.
Rıza Verilse Dahi Yapılamayacak İşlemler
Türk Medeni Kanunu m.449’a göre yasal temsilcinin rızası olsa dahi yapılamayacak işlemler belirtilmiştir.Bunlar;
• Kefil olmak,
• Vakıf kurmak,
• Önemli bağışlarda bulunmaktır.

Kısıtlıların Fiil Ehliyeti

Kısıtlı olanlar ergin olmalarına rağmen kısıtlandıkları için ergin olmayanların durumuna benzer bir haldedirler. Çünkü bunlar velayet veya vesayet altındadırlar. Ergin olup ayırt etme gücüne sahip olan kısıtlılar da sınırlı ehliyetsizdirler.
Kısıtlılar da ergin olmayanlar gibi sınırlı ehliyetsiz olmalarından mütevellit yukarıda ergin olmayanların yaptığı hukuki işlemlere ilişkin yaptığımız açıklamalar kısıtlılar için de geçerlidir. Ancak velayet altındaki kimselerde hukuki işlemin yapılabilmesi için anne ve babanın rızası yeterli olduğu halde; vesayet altındaki kimsenin yaptığı bazı işlemlerde, yasal temsilcinin rızasıyla birlikte vesayet ve denetim makamlarının da izni gerekmektedir.(TMK m.462,463)
Yani vesayet altında olan kısıtlıların yaptığı bazı işlemlerde yasal temsilci vasinin rızasıyla birlikte vesayet ve denetim makamlarının izni de gerekecektir.

Kendisine Danışman Atananların Fiil Ehliyeti

Bu kişiler ergin, ayırt etme gücüne sahip olup kısıtlı değillerdir. Ancak yasal danışmanları bulunmaktadır. Bu nedenle bu kişilerin fiil ehliyeti bulunmakta olup kanunda belirtilen bazı hallerde ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Bu yüzden bunlara sınırlı ehliyetliler denilmektedir.
Danışma atanan kişinin aşağıda belirtilen işlemleri yapabilmesi için danışmanın görüşünü alması gerekir. Bunlar;
• Dava açma ve sulh olma,
• Taşınmazların alım satımı ve taşınmaz üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
• Ana parayı alma,
• Bağışlama,
• Kefil olma vb. işlemlerdir.

Yasal danışmanın bu durumlarda yapacağı tek şey, işleme muvafakat bildirmesidir. Kendisine yönetim danışmanı atananlar mal varlığının yönetimi bakımından sınırlandırılmış olurlar. Bu halde danışman, münhasıran temsil yetkisine sahip olduğundan malların yönetimi ile ilgili işlemleri tek başına yapabilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön