Tehir-i İcra Kararı(İcranın Geri Bırakılması)

 

Tehir-i icra yani icranın geri bırakılması kurumu ilk derece mahkemesince verilmiş olan bir karar bulunması ve bu kararın ilamlı icra takibine konulması durumunda gündeme gelmektedir.

İlk Derece Mahkemesince Verilen Kararın İstinaf ve Temyiz Edilmesi Gerekliliği

Kesinleşmeden icraya konulabilen ilamların istinaf edilmiş olması, kendiliğinden ilamın icrasını durdurmaz. Yine bu nitelikte Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması da ilamın icrasını durdurmaz.

Ancak ilamlı icra takibinin borçlusu tarafından, takibin dayanağını oluşturan ilama ilişkin istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesine başvurulmuş olması halinde, borçlu ilamlı icranın geri bırakılması(tehir-i icra) kararı alabilir.

Ancak istinaf ve temyiz dilekçelerinde tehir-icra talebinin belirtilmesi gerekmektedir.

İcra Dairesinden Mehil Vesikası Alınması Gerekliliği

İcra takibi borçlusu ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın icrasını durdurmak amacıyla tehir-i icra kararını alasıya kadar geçecek süre içerisinde mallarının haczedilmemesi amacıyla icra dairesinden mehil vesikası almalıdır.

Şöyle ki; ilamlı icra takibinin başlatıldığı icra dairesine takibe konu olan kararın istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde olduğunu gösterir belge ile icra dairesine başvurmak ve teminat göstermek suretiyle icra dairesinden MEHİL VESİKASI alabilir. 

Gösterilecek teminat tutarı icra müdürlüğü tarafından takip konusu alacağa ilişkin olarak üç aylık faiz miktarının da eklenmesiyle suretiyle hesaplanır.

Kararın Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf  incelenmesinde olduğu gösterir belge, kararı veren yerel mahkemeden temin edilebilir. Yargıtay’da temyiz incelemesinde olduğu gösterir belge ise, kararı veren ilgili Bölge Adliye Mahkemesi dairesinden temin edilebilir.

Tehir-i İcra Kararının İcra Dairesine Getirilmesi

Mehil vesikası alındıktan sonra, borçluya mehil vesikasında verilen süre içerisinde(genellikle üç ay) icranın geri bırakılması(Tehir-i İcra) kararının ilamlı icra takibinin başlatıldığı icra dairesine getirilmesi istenir.

Bunun üzerine borçlu ilam konusu dosyanın Bölge Adliye Mahkemesinde olması halinde Bölge Adliye Mahkemesinde dosyanın bulunduğu daireden, Yargıtay’da olması halinde dosyanın bulunduğu Yargıtay dairesinden TEHİR-İ İCRA kararını süresi içerisinde İcra Dairesine getirmek zorundadır. Ancak mehil vesikasında belirtilen sürenin dolması halinde talep halinde icra dairesi ek süre verebilmektedir.

İlgili daireler tehir-i icra kararı verip vermemek konusunda takdir yetkisine sahiptir. Zira kanun yolu başvurusunun süresinde yapılmadığı, hükmün istinaf veya temyiz edilemeyeceği, istinaf ve temyiz talebinin ilk başta haksız görülmesi hallerinde tehir-i icra kararı vermeyecektir.

Tehir- i icra kararı verilmesi halinde, borçlu tarafından ilamlı icra takibinin başlatıldığı icra dairesine tehir-i icra kararının sunulması halinde, ilgili kanun yolu incelemesinin sonuna kadar(Bölge Adliye Mahkemesinde ise istinaf, Yargıtay’da ise temyiz kanun yolu) icranın geri bırakılmasına karar verir.

Son olarak şunu da belirtmek gerekir ki; icra emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde icra dairesinden mehil vesikası almakta yarar vardır. Aksi halde, ilamlı icra takibinin borçlusunun mallarına haciz konulması mümkün olacaktır.

Konuyla ilgili olarak İcra İflas Kanunu m.36’da düzenleme yapılmıştır.

İcra İflas Kanunu m.36

İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.

Ücreti ilgililer tarafından verilirse bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.

Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön