Müştekinin Davaya Katılması, Katılan Sıfatı

Katılan sıfatını kazanma, kamu davasına katılma yoluyla mümkün olmaktadır. Suçtan zarar gören ya da mağdur olan müştekiler için öngörülmüş bir kurumdur. Bu kişiler savcının yanında, iddia makamını işgal edebilme hakkına sahip olmaktadırlar.

Kamu davasına katılabilme, suçtan zarar görülmüş olması halinde kabul edilmektedir. Suçtan zarar görme doğrudan doğruya olmalıdır. Katılma talebinde bulunanın, buna hakkı olacak şekilde suçtan zarar görüp görmediğinin takdiri, mahkemeye aittir.

Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. Malen sorumlu, yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi ifade eder.

Katılma, ilk derece mahkemelerinde ve kovuşturma evresinde hüküm verilinciye kadar mümkün olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay aşamalarında yapılacak katılma istekleri kabul edilmeyecektir.

Katılma yöntemi CMK m.238’de düzenlenmiştir. Buna göre, katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe
verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir. Katılma kararlarına karşı itiraz olanağı yoktur. Ancak esas hükümle birlikte istinaf veya temyiz yollarına gidilebilecektir.

Katılan Hakları

Mağdur veya suçtan zarar gören davaya katıldığında, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması halinde avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz.(CMK m.239)

Katılmanın Davaya Etkisi

Katılma davayı durdurmaz.Tarihi belirlenmiş olan duruşma ve yargılama usulüne ilişkin diğer işlemler vaktin
darlığından dolayı katılan kimse çağrılamayacak veya kendisine haber verilemeyecek olsa bile belirli gününde yapılır.(CMK m.240)

Katılan Olmadan Önceki Kararlara İtiraz

Katılmadan önce verilmiş olan kararlar katılana tebliğ edilmez. Bu kararlara karşı kanun yoluna başvurabilmesi için Cumhuriyet savcısı için öngörülen sürenin geçmesiyle katılan da başvuru hakkını kaybeder.(CMK m.241)

Katılma sonrasında verilen kararlar, katılana tebliğ edilecektir. Bu tür kararlar için Cumhuriyet savcısı için öngörülen denetim muhakemesine başvurma süreleri katılan için de geçerli olacaktır.

Katılan Tarafın Kanun Yoluna Başvurması

Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir. Karar, katılanın başvurusu üzerine bozulursa, Cumhuriyet savcısı işi yeniden takip eder. (CMK m.242)

Katılan, Cumhuriyet Savcısından bağımsız şekilde denetim muhakemesi yoluna gidebilir. Bu durum kovuşturma zorunluluğu ilkesinin doğal bir sonucudur.

Ancak her ne kadar ilk derece mahkemesinde kişinin katılan sıfatı kabul edilmiş olsa da, bölge adliye mahkemesi yahut Yargıtayca yapılacak inceleme neticesinde kendisinin katılan olmadığına karar verilmesi halinde istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinin reddine karar verilebilecektir. Nitekim Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/7296 E. 2019/12284 K. sayılı kararında bu hususu, “...Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik yaralama suçundan kurulan hükümlerde, suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, müşteki …’e bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca müşteki … vekilinin tebliğnameye aykırı olarak, bu yöndeki TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE..” şeklinde ifade etmiştir.

Tüzel Kişilerin Kamu Davasına Katılarak Katılan Sıfatını Kazanması ve Temsili

Yalnızca gerçek kişiler değil, tüzel kişiler de kamu davasına katılabilirler. Tüzel kişi, organ veya temsilcisi aracılığıyla temsil edilecektir.

Bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada tüzel kişinin organ veya temsilcisi, katılan veya savunma makamı yanında yer alan sıfatıyla duruşmaya kabul edilir.Bu durumda, tüzel kişinin organ veya temsilcisi bu Kanunun katılana veya sanığa sağladığı haklardan yararlanır. Bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, sanığın aynı zamanda tüzel kişinin organ veya temsilcisi sıfatını taşıması hâlinde, sanık tüzel kişiyi katılan veya savunma makamı yanında yer alan sıfatıyla temsil edemez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön