Hukuk Mahkemelerinde Merci Tayini

Merci tayini, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 21. maddesinde yargı yerinin belirlenmesi tabiriyle ifade edilmiştir. Kanun maddesinde merci tayini gerektiren sebepler tahdidi şekilde belirtilmiştir. Kanun hükmüne göre merci tayini gerektiren haller;

  • Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkmış olması,
  • İki mahkeme arasında, yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkmış olması,
  • İki mahkeme de görevsizlik kararı verip, bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi,
  • Kesin yetki hallerinde, iki mahkemede yetkisizlik kararı verir ise ve kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumlarıdır.

Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkmış olması

Kanun hükmündeki herhangi bir engel kavramını, hukuki ve fiili engeller olarak algılayıp değerlendirmek gerekir.

Görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına fiili engel çıkması çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir.Deprem, sel baskını gibi doğal afetlerin yahut olağanüstü durumların varlığı nedeniyle, bu olguların ortaya çıktığı yerdeki görevli ve yetkili mahkeme çalışamaz bir durumda olabilir. Yine hakimin hasta veya ölmüş olması hali  de, fiili engeldir. Kanunda açıkça öngörülmüş olması nedeniyle belirtilen işbu hallerde merci tayini yoluna başvurulabilir. Hakimler ve Savcılar Kurulu, söz konusu hallerde görevli ve yetkili mahkemenin dava ve işlerine bakmak üzere, başka bir mahkemede sürekli bir biçimde görev üstlenmiş olan hakimlerden birisini, fiilen çalışamaz hale düşmüş bulunan mahkemelerde geçici yetkiyle görevlendirebilir. Aynı zamanda Adalet Bakanlığı da, işbu işlemi daha sonra Hakimler ve Savcılar Kurulunun onayına sunmak kaydıyla, kendisi de bizzat gerçekleştirebilir.

Hakimin başka yere atanması, emekliye ayrılması yahut istifa etmesi gibi sebeplerle, görev yaptığı mahkemede ilgili dava veya işe bakacak yetkili hakimin bulunmaması hali ise hukuki engel teşkil eder. Bu durumda da Hakimler ve Savcılar Kurulu, söz konusu görevli ve yetkili mahkemedeki dava ve işlere bakmak için, geçici yetkili bir hakimi görevlendirebilir.

Hakimin davaya bakmaktan yasaklı olması nedeniyle çekinme kararı vermiş olması yahut reddedilmiş ve bu ret kararının yetkili merciince kabul edilmiş olunması da hukuki engelin bir örneğini teşkil eder. Söz konusu halde o yerde aynı yetkiye haiz başka bir hakim varsa yargı yeri belirtilmesine ihtiyaç kalmadan, o hakim yasaklı ya da reddedilmiş olan hakim bakmakta olduğu dava ve işleri görür. Eğer aynı yetkiye haiz başka bir hakim bulunmuyorsa, hangi yer mahkemesinin bu dava veya işe bakacağı, merci tayini talebi üzerine, üst derece mahkemesince belirlenir.

İki mahkeme arasında, yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkmış olması

İki mahkeme arasında, yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda tereddüt ortaya çıkmış olması durumunda, yetkili mahkemenin tayin edilmesi için, ilk derece mahkemeleri arasında işbu uyuşmazlık çıkması halinde bölge adliye mahkemelerine, bölge adliye mahkemelerinde arasında uyuşmazlık çıkması halinde ise, Yargıtaya başvurulur.

İki mahkeme de görevsizlik kararı verip, bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi

Adli yargı içeresinde yer alan medeni yargı bağlamında görev yapan iki mahkeme, aynı dava hakkında görevsizlik kararı vermiş ve bu kararlar kanun yolu denetime başvurulmadan kesinleşmiş ise, bu durumda ortaya olumsuz görev uyuşmazlığı çıkar ve yargı yeri belirlenmesi isteminde bulunulması üzerine üst derece mahkemesi görevli yargı yerini belirterek bu sorunu kesin şekilde çözer.

Buna karşılık, görevsizlik kararı kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmişse, görevsizlik kararında belirtilmiş olan yargı yeri, işbu görevsizlik kararıyla bağlı olacaktır. Görevsizlik kararında belirtilen yargı yeri de, görevsizlik kararı veremez.

Kesin yetki hallerinde, iki mahkemede yetkisizlik kararı verir ise ve kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi

Adli yargı içeresinde yer alan medeni yargı bağlamında görev yapan iki mahkeme, aynı dava hakkında yetkisizlik kararı vermiş ve bu kararlar kanun yolu denetime başvurulmadan kesinleşmiş ise, bu durumda ortaya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkar ve yargı yeri belirlenmesi isteminde bulunulması üzerine üst derece mahkemesi görevli yargı yerini belirterek bu sorunu kesin şekilde çözer.

Buna karşılık yetkinin kesin olmadığı hallerde, yetkisizlik kararı verildiği anda kesin olması veya süresinde kanun yoluna başvurulmadığı için kesinleşmiş olması halinde, yetkisizlik kararında belirtilmiş olan mahkeme, bu kararla bağlıdır. Yetkisizlik kararında belirtilmiş olan mahkeme de, yetkisizlik kararı veremez.

Merci Tayini Talebinin İncelenmesi ve Karara Bağlanması

Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına herhangi bir engel bulunduğu yahut iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesinde tereddüt ortaya çıktığı takdirde, yetkili mahkemenin tayininde, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemelerine, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtaya başvurulur(HMK m.22/1)

İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.(HMK m.22/2)

Yargı yerinin belirlenmesine ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılabilir.(HMK m.23/1)

Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.(HMK m.23/2)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön