Satılan İkinci El Aracın Ayıplı Olması

Araçla ilgili gerçeğe aykırı bilgi verilerek ikinci el araç satımı yaygın olarak gerçekleşmektedir. Özellikle satıcı yanca, satılan araca ilişkin pert kaydı bulunmasına rağmen aracın ağır hasar almadığı belirtilmektedir. Bu yazımızda alıcının bu duruma maruz kalması halinde hangi haklara sahip olduğunu açıklayacağız. Yahut araç ile kat edilen kilometrenin, gerçekte olandan daha az olduğu satıcı tarafından alıcıya beyan edilmektedir.

İkinci el araç satan satıcı, Türk Borçlar Kanunu m.219 ve devamı maddelerine göre aracın ayıplı olması halinde ilgili ayıplardan dolayı sorumlu olacaktır.

Hatta TBK m.219/2’ ye göre, satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile bu ayıpların varlığından sorumludur. Bu husus aynı zamanda Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2016/4472 E. 2018/6303 K. sayılı kararında, “ Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” şeklinde ifade edilmek suretiyle belirtilmiştir.

TBK m.222’ye göre, satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir.Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Yani alıcının aracı satın alırken yaptığı inceleme neticesinde tespit edebileceği ayıplardan satıcı, ancak araçta böyle bir ayıbın bulunmadığını açıkça beyan etmişse sorumlu tutulabilecektir.

Araç satın alındıktan sonra araçta bir ayıbın bulunduğu tespit edilirse alıcı tarafından satıcıya bu ayıp mümkün olan en kısa süre içerisinde bildirilmelidir. Aksi takdirde araç ayıplı haliyle kabul edilmiş sayılacaktır.

Alıcının Seçimlik Hakları

Satıcının ayıplardan sorumlu olduğu hallerde alıcının seçimlik hakları;

1- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

2-Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,

3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

4-İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini istemedir.

Alıcı bu seçimlik haklarından birisi kullanarak uğradığı zararın giderilmesini satıcıdan talep edebilecektir. Ayrıca sözleşmeden dönmesi halinde aracı satın alırken yapmış olmadığı masraf ve giderlerin de, genel hükümlere göre tazmin edilmesini isteyebilecektir. Yahut diğer seçimlik haklarını kullanmış olsa bile aracın ayıplı olmasından dolayı malvarlığında haksız bir şekilde eksilme meydana gelmiş olan alıcı, bu zararların tazminini yine genel hükümlere göre satıcıdan isteyebilecektir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/4934 E. 2017/540 K. sayılı kararında , “TBK’nın 227. maddesi uyarınca villanın projeye uygun hale getirilip getirilmeyeceğinin ve bunun dava tarihi itibariyle maliyetini belirlemek ayrıca değişiklik yapıldığı ve projeye uygun hale getirildiğinde villanın değer kaybının ne olduğunu belirlemek, yapılan masraflarla ilgili olarak da değerlendirme yapmak ve HMK’nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca oluşturulacak bilirkişi raporuna itirazlar bulunursa itirazları karşılayacak ek rapor almak ve sonucuna uygun karar vermekten ibaret olmalı, cezai şarta ilişkin istemin ise cezanın niteliği itibariyle dönme cezası olduğundan reddine karar verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.” şeklinde ifade ederek yapılan masrafların da TBK m.227 kapsamında istenebileceğini belirtmiştir.

Eğer Araç Alıcı Tarafından Üçüncü Bir Kişiye Satıldıysa

Araç alıcı tarafından üçüncü bir kişiye satıldıysa, alıcı aracın ayıplı olması nedeniyle değerindeki eksiklik karşılığı TBK m.228 çerçevesinde satıcıdan talep edebilecektir.

Yine bu durumda da TBK m.227/3 uyarınca alıcı, aracın ayıplı olması neticesinde malvarlığında haksız şekilde meydana gelen eksilmeyi de, satıcıdan tazminat hükümleri ekseninde talep edebilecektir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 2’ ye göre, malvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Ayıplı araçla ilgili ikame edilecek dava malvarlığına ilişkin olduğu için işbu davaya bakmaya görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Aynı kanunun 6.maddesine göre ise, genel yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi         2016/4472 E.  ,  2018/6303 K.

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, bir internet sitesinde yer alan davalıya ait ilan üzerine davalı ile iletişime geçerek aracın alım satımı konusunda anlaştıklarını, aracı satın aldıktan sonra zorunlu mali mesuliyet sigortası ve kasko yaptırmak üzere sigorta şirketine başvurduğunda sigortacı tarafından yapılan sorgulamada aracın kayıtlarında ağır hasar / tam ziya (pert) kaydı bulunduğunu, bu nedenle kasko yapılamayacağını öğrendiğini, bu durumun satış sözleşmesinde belirtilmediği gibi şifahen de bilgi verilmediğini, ayrıca aracın gerçek motor numarası ile ruhsatta yer alan motor numarasının da birbirini tutmadığını, davalı ile görüşmeleri sonuç vermeyince … 3. Noterliğinin 29/01/2015 tarih ve 2160 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin iptalini istemiş ise de davalının ihtarnameye yanıt vermediğini belirterek; … 5. Noterliğinin 23/01/2015 tarih ve 1548 yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle satın alınan 22 AT 090 plakalı aracın tam ziya kayıtlı olması sebebiyle satış sözleşmesinin iptaline, ödenen 16.900,00-TL satım bedelinin havale ve satın alma tarihi olan 23/01/2015 tarihinden itibaren, araç satış sözleşmesinin noterlik masrafı olan 111,00-TL’nin 26/01/2015 tarihinden itibaren, zorunlu mali sorumluluk sigortası bedeli olan 175,00-TL’nin poliçe tarihi olan 26/01/2015 tarihinden itibaren, ihtarname noter masrafı olan 105,00-TL’nin 29/01/2015 tarihinden itibaren olmak üzere toplam 17.291,00-TL’nin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, öncelikle satış sözleşmesinde açık bir şekilde ” Alıcı bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelinin tamamını ödeyerek teslim aldığını.. ” beyan ve kabul eder demek suretiyle aracın her türlü inceleme ve muayenesinin yapıldığı kabul edilerek alındığını, satışa dayanak olan ilanda net bir şekilde aracın tramer hasar kaydının belirtildiğini, hasar kaydında aracın bir adet çarpma ve 20/09/2008 tarihinde muayeneye girdiğinin belirtildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu’nun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıptan sorumluluk hükümlerinden kaynaklanmaktadır.Davacı taraf aracın pert kaydının bulunduğu hususunda bilgilendirilmediğini savunarak sözleşmenin iptalini ve araç nedeniyle yapmış olduğu masrafların iadesini talep etmiş, davalı taraf davacının aracı gerekli incelemeyi yaparak satın aldığını, aracın satış ilanında net bir şekilde aracın tramer hasar kaydının belirtildiğini ve gerekli bilgilendirmenin yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; ”..taraflar arasında yapılan … 6. Noterliğinin 23/01/2015 tarih ve 1548 yevmiye nolu satış sözleşmesinde ” Alıcı bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını… Beyan ve kabul eder ” demek suretiyle söz konusu aracı mevcut hali ile benimsediğinin kabulü gerektiği, ayrıca satış ilanında davalının aracın hasarlı olduğunu belirtildiği, davacının aracın hasarını bilerek aldığı ve kabul ettiği gözönüne alınarak..” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davalı taraf, her ne kadar araç satış ilanında aracın hasarlı olduğu hususunun yer aldığını, telefon ile yapılan sorgulama sonucu gelen mesajın görüntüsünün de satış ilanına eklendiğini ve bu şekilde davacının bilgilendirildiğini savunmuşsa da,söz konusu ilanda aracın 22.06.2008’de 1 adet kazaya karıştığı, kazanın çarpma olduğu belirtilmiş ancak bu çarpma sonucu aracın pert olduğu hususu belirtilmemiştir. Davalı aracın satış öncesinde pert kaydı olduğu konusunda davacıyı bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Bu nedenle davacının sözleşmeden dönmesi haklı nedene dayanmaktadır. Mahkemece, açıklanan ilkeler doğrultusunda davalının davacıyı aracın pert olduğu hususunda bilgilendirip bilgilendirmediğinin değerlendirilmesi, dosyada bu konuya ilişkin bir belge de olmadığı gözönüne alınarak hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi         2015/30347 E.  ,  2017/11464 K.

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 08.01.2013 tarihli satış sözleşmesi ile davalıdan bir araç satın aldığını, aldıktan sonraki bir tarihte araca sigorta yaptırmak için başvurduğunda aracın satın alma tarihinden öncesine ait hasar kaydı olduğunu öğrendiğini, satış yapılırken davalının bu konuda kendisini bilgilendirmediğini iddia ile yargılama sırasında ibraz ettiği ıslah dilekçesiyle ayıp oranında hesaplanacak 6.500,00 TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Borçlar Kanununun 194 (T.B.K.nun 219 md.) ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme, TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur. Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, davalıdan satın aldığı aracın pert kaydı bulunması nedeniyle değer kaybının tahsilini istemiş, mahkemece, dava tarihinden önce davacının söz konusu aracı dava dışı 3.kişiye satmış olması ve davalıya satış nedeniyle ödediği bedel ile 3. kişiden tahsil ettiği satış bedeli arasında fark olmaması hatta 3.kişiye yaptığı satıştan karda elde etmesi nedeniyle ortada bir zararın olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, davalı tarafından satılan araçtaki ayıp nedeniyle bir değer kaybı var ise davacının bunu talep etme hakkı vardır, davacının dava dışı kişiye yaptığı satış ve elde ettiği satış bedelinin sonuca etkisi yoktur. Bu durumda, mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, araçta değer kaybı olup olmadığı değerlendirilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi         2016/3765 E.  ,  2018/7997 K.

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile arasında … Noterliği’nin 01/12/2011 tarih ve 757 yevmiye nolu … plaka sayılı aracın satışına dair sözleşmenin … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/110 Esas 2013/98 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, bunun üzerine söz konusu araç için yaptığı ve belgeli olan masrafların tarafına ödenmesi için ihtarname gönderdiğini ancak olumlu sonuç alamadığını, bunun üzerine … İcra Müdürlüğü’nün 2013/483 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ve davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 01.12.2011 tarihinde davacıya … plakalı aracın satışının yaptığını, davacının sigorta kayıtlarını incelemesi neticesinde aracın hurda kayıtlı olduğunu öğrendiğini ve aleyhine araç bedelinin iadesi talepli dava açtığını, davanın kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacının araca yapmış olduğu giderlerden dolayı genel mahkemede dava açmadan bir kısım faturaları dayanak yapmak suretiyle icra takibi başlatmasının usulsüz olduğunu, 07.03.2014 tarihinde … İcra Müdürlüğü’nün 2014/90 Esas sayılı dosyası ile aracı teslim aldığını, araç teslim tutanağında belli olduğu üzere davacıya aracı satarken aracın 158.000,00 km’de olduğunu ancak geri teslim aldığı sırada davacının yaklaşık 60.000 km yapmış olduğunu gördüğünü, bu zaman zarfında yapılan masrafların aracın zorunlu giderleri olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/483 esas sayılı dosyasında 4.237,68 TL asıl alacak, 275,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.512,81 TL alacak yönünden itirazın iptali ile iş bu miktar üzerinden takibin devamına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava,davacının davalıdan satın almış olduğu ve sonrasında ayıplı çıkması üzerine açılan dava ile davalıya iadesine karar verilmiş olan araç için yapılmış olan masrafların iadesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davacının icra dosyasına sunmuş olduğu faturalar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişinin raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HMK’nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. Bu bağlamda mahkemece hükme esas alınan rapor; hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli değildir.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda sayılan hususlar ve davacının aracı satın aldığı sırada aracın km’sinin 158.000 olduğu ancak davalıya araç iade edildiğinde 211.810 km olduğu iddiaları da göz önüne alınarak, bu süre içerisinde davacı tarafın araç için yaptığı ve faturalarını sunduğu masrafların kullanımdan kaynaklı ve yapılması gereken zorunlu masraflar olup olmadığı hususunda konusunda uzman bir bilirkişiden Yargıtay denetimine imkân veren, bilimsel verileri içeren rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi

Yargıtay 19.Hukuk Dairesi         2016/11002 E.  ,  2017/6215 K.

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı şirketler yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirketler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan 22/01/2010 tarihinde 25.000.00.-TL ödeyerek araç satın aldığını, trafik tescil ve plaka işlemlerinin tamamlanmasından sonra dolmuş olarak çalıştırmaya başladığını, ancak aracın motorunun kötü durumda olduğunu ve çekişinin iyi olmadığının anlaşılması üzerine davalı şirketin elamanları ile görüştüğünü, bunların müvekkilini bir süre oyaladıklarını, … 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/34 D.İş sayılı dosyası ile yaptırdığı tespit sonucu aracın önden aldığı çok ciddi bir hasar sonrası toplandığını ve kilometresi ile de oynandığının belirlendiğini ileri sürerek, araç için sarf ettiği tamirat giderleri ve araç mahrumiyeti nedeniyle oluşan gelir kaybı karşılığında toplam 7.500.00.-TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … vekili; davaya konu… plaka sayılı aracı müvekkilinin 01/12/2009 tarihinde satın aldığını, servis anlaşması yaptığı şirket ile sıfır km araç kullanılmasının kararlaştırılmış olması nedeniyle aldığı aracı 5.000,00.-TL aşağısına davalı … Otomotiv ….Ltd. Şti.’ye sattığını, ancak şirketin aracı kendi üzerine devralmayıp satış vekaleti ile davacıya devrin yapıldığını, bu sürede araç üzerinde herhangi bir oynama yapılıp yapılmadığını ve davacıya aracın nasıl satıldığını da müvekkilinin bilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirketlerin vekili ise; davacının aracı muayene ettirmeden sadece km’sine bakarak satın alması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, aracın mülkiyetinin davalı …’a ait olduğunu, müvekkilinin dava konusu aracı sadece satışa çıkarıp sergilediğini, davacıya herhangi bir garanti verilmediğini, alım-satımın alıcıyla satıcı arasında yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalılardan …’ ın sahibi bulunduğu davaya konu …plakalı aracın, davalı … Ltd. Şti. tarafından adı gecen davalıya satılan sıfır kilometre aracın kısmi karşılığı olarak ekspertizi yapılmak suretiyle takas yoluyla alındığı, bilahare davalı …Ltd. Şti.’ nin galerisinde satışa sunulan aracın davalı diğer şirket tarafından haricen davacıya satıldığı, aracın önemli hasara maruz kalıp onarım görmüş olmasına rağmen hasarsız olduğu söylenip, gerçekte 300.000 kilometrenin üzerinde olmasına rağmen sayaç üzerindeki oynama ile 80785 kilometre olduğu bildirilmek suretiyle gizli ayıplı şekilde davacıya satıldığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre araçtaki gizli ayıp nedeniyle davacının uğradığı zarar tutarının 6.785.58.-TL olduğu, aracın tamirde geçen 10 günlük süre nedeniyle de davacının 2.000.00.-TL zarara uğradığı, bu nedenlerle davacının uğradığı toplam zarar tutarının 8.785.58.-TL ye ulaştığı anlaşıldığından taleple bağlı kalınmak suretiyle 7.500,00.-TL’nin davalı şirketlerden tahsiline, davalılardan … aleyhinde açılan davanın pasif husumet ehliyetinin bulunmaması, nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirketler vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle aracın satışı için verilen ilanda aracın 80.785 km’de olduğunun açıkça gösterilmiş olduğu anlaşıldığından davalı şirketler vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön